26 Aralık 2013 Perşembe

bugün sergimiz de var partimiz de

overlapped. Graphic Design Exhibition
Bilkent Grafik Tasarım Bölümü sunar...
kurulmaya başladık,

bi yandan ders mers ters
biryandan kahveyi soğutmadan içmeler
biryandan çift taraflı bant


biryandan da posteri de paylaşayim o zaman :)


5 Aralık 2013 Perşembe

mimmm




Istvan Orosz ve diğer programlanmalar

şimdilik program nedir?

1- 17 ve 19 Aralık. ISTVAN OROSZ Lecture Series at Bilkent var. Fb 309'da, 10.40'da :) herkezi bekleriz, çok keyifli görülüyor... sanatçımız 20'sinden itibaren bir ay süesince de Güler Sanatta işlerini sergileyecek, bilginize :)



facebook etkinliği:
lecture: https://www.facebook.com/events/495940343852845/?notif_t=plan_user_joined
sergi: https://www.facebook.com/events/634594643271736/?ref_dashboard_filter=upcoming

2- 26 Aralık Overlapped Graphic Design Exhibition (detayları daha sonra ileteceğim:)
3- Kitschen Etkinliği (Detayları daha sonra ileteceğim:))

uyuma zamanların arasında bir garipleşik tüzelik var.. dedim ben böle bişey dedim :)

http://distilleryimage6.ak.instagram.com/dd4f7bfc5c9b11e39955120c5d8ba71f_7.jpg

29 Kasım 2013 Cuma

buzellerli un-rutinlenme postu

buzeller geldi dedim ya, birlikteyiz artık :) değişikli, acaip bişiler :)
geçen bi kanka, buzellerin işe gitmesini bekleyip, hemen heyecanlı gözlerle sordu:

- eee, nası gidiyo? rutininiz nasıl ldu? neler yapıyosunuz?
- eaeeeaaaeee valla, rutin derken? buzeller geldi, bi hafta içinde atinaya gittim.. sona döndüm.. ee sonra da muhteşem ayak kombinasyonlu düşüşümü gerçekleştirdim :) bi rutine sahip olamadık daha :)

derken düşünüyorum.. bizim hiç öle ııııııııııııııı rutinimiz olmayacak gibi :) olmasın ki zaten? :) düşünsene ekin, ne kadar eğleneceksiniz beraber :) benim için bayagı ilkler zaten;

> sabah gözünü açıp bi bakıyosun a-aaa sevgilim yanımda :)
> evin içinde aşkııııım diye bağrıyorsun, içerden bi yerden bikbik diye bi ses geliyo :)
> aklıma gelince gidip mylo'nun mamasına bakıyorum; a-aaa dolu :)



> muhteşem ayak kombinasyonlu kazamın ardından, zor bela ayağa kalkıyorum buzellere tutunarak. tam dengemi bulucam, işaret parmağıyla omuzumu hafifçe ittiriyor: hooop geri yatağa düş! :)

ekin: a-a ama düştüm?
buzeller: (cıvıldayan gözler ve muzır bir bakışla) evet!
ekin: ahahahhaaaa hahaha haaaaa :)

> bu arada, beni o kadar güzel tanıyorki, sürekli bişi istiyomusun sorularının yanısıra, bu ayak şeysi olayını bi tii'ye almaca; bi böle bişi yok bişi yok tavırları.. benim olayı drama-ağlama-de-söylenme üçlemesine çekmemi de engelliyor :)

şimdilik kızlıerkekli aktarabileceklerim bu kadar, gerisi bana kalsın?

6.gün /// progressive sorular

düşüş sonrası hikayemin 6. günündeyim.
dün okula gitme çabalarındaydım, önce fena değildi :) ilgileildim, kırmızı tekerlekli stüdyo sandalyelerinin fonksiyonelliklerini test ettim :) biraz çalıştık sınıfçak (bitiremedik classwork'ümüzü ama olsun), bişiler bişiler... sonra sağolsun eve bırakıldım, felan :) ancak eve geldiğimde iyice netleştiki biraz fazla olmuş bu bana :/ sızlamalar, yorgunluklar... pık! diye uyuyuverdim zaten koltukta, hemencecik.. bayılmışım dersek daha doğru olacak.. biraz erken bir ayaklanma yapmışım..

o merdivenler var, hergün 3-4 basamaklık.. nasılda dağlar gibi geliyor insanın gözüne! :)

valla okul ağır geldi, pazartesi birdaha denicem ama bilemedim.. iyileşme sürecimi de uzatmak istemiyorum..öle bişii...

günayması

gelelim progressive soruların devamına :)

> bu yatış süresince, dur duraksız yeme faaliyetlerinin önüne nasıl geçilir?

> sıvı tüketimi sırası nasıl omalıdır?
  örnek veriyorum:
kahve, kahve, su, çay, çay, çay, su, fuse-şeftali, su, çay, kahve, çay mı?
yoksa
kahve, çay, çay, fuse-şeftali, su, çay, kahve, kahve, çay mı?
ya da
su, çay, çay, kahve, çay, su, fuse-şeftali, su, kahve, çay mı?
aklım karıştı! acil yardım!!! :)

> bir başka önemli soru: geçmiş olsun diyenlerim bol olsun tabiki, ilgilenilmek güzel :) de bunlara cevap olarak "çok teşekkür ederim" "saol" "çoook çok teşekkür ederim" cevaplarını tükettim başka cümlesi olan?

amaaaaan derdim bu olsun? :):):)



26 Kasım 2013 Salı

şakalarla yaşıyorum!! bir düşüş hikayesi ve progressive sorular?

şöle böle :) cumartesi düştüm arkadaş! oramı buramı yaraladım! hepsini de kendi başıma becerdim :)

şimdiiiii, malum, mimlenmişiz bi kere, duyan alkol oranımı sordu! ayıp ama yaaaa!! hiç mi güvenmiyorsunuz alkolsüz şabalak sakarlıklarıma?

vallahi, alkolum yok idi.. hatta bakkalımdan alkolümü almış (10'dan önce) eve ulaşma yönünde kaldırımdan inip arabaya binecektim ki, bir baktım kaldırımdan inme kısmında kalmışım!! kaldırımdan adım atarkene ufak seyrek çukurlardan birine ayağım takıldı, vedeeee elimdeki bira dolu poşetin üstüne yuvarlanı-verdim arkadaş!! sonuç: sol ayak bileği tendon/bağ zedelenmesi ve hafiften çatlaşmaca, ardına üstüne düştüğüm bira şişelerinden kaynaklı sağ dizimde 5+2 dikişlik 2 yarık :/

hemmmen başkent hastanesi acile gidilir, yarılan dize giren 1 cm'lik cam çıkarılması esnasında bağrış çağrış bütün acil inletilir, ardına tipiş tipiş sayın çok sevgili osman abinin sırtında eve ulaşılır :)

sıkıntılı olan durum şu'dur'ki: sol ayağımda yarım alçıyla üzerine basmamam; dikişler nedeniyle de sağ dizimi bükmemem nasihat edildi... iyi de, arkadaş! nasıl ayakta durucam? dahası nasıl yürünecek?

http://distilleryimage0.ak.instagram.com/d2af00be55c511e3b42912963bcaea9d_7.jpg

> durum bundan ibaret 2 haftalık kapı gibi raporumun yanısıra, sevgili öğrencilerimin eğitim hayatını sekteye uğretmamak ve 2013-2014 fall döneminin tamamen anlamını yitirmesini engellemek uğruna derslere gitmeye çalışacağım.dır.

> bu süreçte, digiturk ve internet karşısında geçireceğim saatlere içtenlikle saygı duyarak, olayla ilgili progressive fotoğraf ve yazılarla karşınızda olacağıma inanıyorum..

> mesela...
soru 1: bu saçma kombine yaralanmalar sonucunda nasıl ve ne şekilde kişisel temizliğimin sağlanmasını karşılayacağım?
soru 2: mylo (evin kedisisi) sol ayaktaki alçıyı algılayıp uzak durabiliyor, ancak sağ dizdeki yara bandını asla kabul etmiyor? bu durumda dizin etrafına çit geçmek mümkün müdür?
soru 3:  mylo, durup durup gidip digiturk kutusunun üstüne ya da tam önüne yatıyor? yerimden kalkamadığım için bağırıyorum, bişiler atıyorum bana mısın demiyo? önerisi olan?



> bir arkadaşım telefonda, geçmiş olsun dilekleri ardına şöle dedi:
ark: ekin, belki de tanrı seni sınıyor?
ekin: yok bence ceza kısmına geçtim!

:)

19 Kasım 2013 Salı

atina'dan casual keywords

eueueeuuuueee
yazamadık yine :) birikince böle oluyo üstadım :)


grekler demiştik enson.. atina'ya gidicem, bilmem gerekenler nedir? atina'da gezmek? atina için faydalı bilgiler? atina için bilinmesi gereken faydalı bilgiler? aramaları için casual blgi: hemen keywordlerle devam edeyim:

atina ve yunanistan'a gidicekler için keywordler:
> keyfi-li. ben diyim, çalışma olayları gerçekten sıkıntılı; keyif düşkünüler :) fazla söze gerek yok..
> heryer sütun, sütun, sütun!
> acropolis tamamdır; ancak under construction; ve de acropolise giriş kapısı çok çok daha etkileyici; hakkaten yaradan(lar)ın diyarına giriyorum herhalde amanın hissiyatı baskın! :) bi de ekleyeyim hakkaten sabah 8.00-9.30 arası gitmeye çalışın, sonrası çooook kalabalık! bide giriş 12 euro: ve de 4 gün boyunca 4-5 mekanı aynı biletle gezebiliyorsunuz..
> her yer ciddi sütun!!
> marketlerde raf raf gaz yağı satılıyor! nedenini sonradan anladım: mezarlarda gaz lambası yakıyorlar.. ne kadar enteresan bir bilgi bilemedim :)
> dükkanlarla ilgili ne zaman açık, ne zaman siestalı, ne zaman açılacak sorular sormanız anlamsız, açık buldugunuza girin, zira daha sonra açık bulamayabilirsiniz..
> cafe frappe dediğimiz, bildiğiniz soğuk kahve (ki ben bayılırım) heryerde herzaman her daim ve vesaire :)
> grek yogurt, grek sarma, grek eggplant ezmesi, grek rakısı, grek peyniri falan bize sökmez! :) bana göre tek farkımız domuz yitor olmaları :)
> çok öle geniş gezintilerde bulunamadım, ancak bodrum-izmir-istanbul arası hissiyatlarla dolu bir şehir. haaa, bide unutmadan HER YER SÜTUN!!!
> Cüneyt Dayım pek severmiş atina'yı..
> eski bir mezarlık var, sütunlardan sıkılınca mutlaka!!
> hmmm bi de bu bilgi ne kadar geçerliliğini korur bilmiyorum ama, bana ucuz geldi şehir:)
> yine ne kadar geçerliliğini korur bilmiyorum ama hava alanı metrosu grevde! aman diyim! :)
> telefon kaplarıyla ilgili obsesif durumlar algıladım. almayanı dövüyolardı, mecburen edindik :)


> büyük paraları bozmaktan hoşlaşmıyorlar, hatta satış yapmamayı göze alacak kadar :)
> taksi süper ucuz geldi (bana).. genelde 5 euro ve 10 euroya heryere gidebiliyorsunuz, çekinmeyin.. ancak abuk sokakları bulamayabiliyorlar, tikkat..gidiceğiniz yeri map'ten göstermeniz yararlı olablir.. acropolis civarı merkezden havaalanı 40euro falan :)
> sokak demişken, gitmeden okumuştum ama bu konu gerçekten sıkıntı. sokak isimleri yunan alfabesiyle yazılıyor; ve elinizdeki map'ler genelde latin abecesiyle hazırlanmış oldugu için sıkıntı yaşıyosunuz, hiç ugraşmayın okumaya ya da çevirmeye, bazıları çok farkediyo. hemen başka büyük cadde veya sokaklara bağlanmaya çalışın derim, çünkü bazı sokak tabelalarında üçüncü satır olarak latin abecesiyle yazabiliyor :)
> cidden, ama cidden heryer sütun!
> akşam yemeği faslı için, keyifli saatler hakkaten 9'dan sonra :) çok turist var ama, atinalılar da aynı yerlerde yiyorlar, keyifli arasokak cafeleri bulun derim :)
> her dükkana girdiğinizde grasiass diyolar. ilk önce beni italyan zannettiler sanıyodum, ama bir yandan "dükkana girince niye teşekkür etsinlerki" diye mavi ekrana bağlıyordum :) geç düştü, hoşgeldiniz falan diyorlar herhalde :)
> ara sokaklarda, özellikle stigmata (mı neydi hatırlayamadım) meydanından sonraki sokaklarda inanılmaz street art'lar, graffitiler, sticker ve wheatpaste'ler var.. sütunlardan daha ilgi çekici olduklarını düşünüyorum :) bi de bu direniş mireniş ayağına keyifli cümleler var sokaklarda :)
> merak etmeyin heryer zebil gibi kedi ve köpek :)
> haa, bi de çoğu yerde yemekten sonra, hesabı verdikten sonra, yolluk niyetine bilmemne likörü veriyorlar. cin gibi kokuyo :/ hiç içmedim, şimdi beni bozar diye ama bilgi işte :)

şimdilik bu kadar diyelim, daha sonraki postlara fotoları halletmeye çalışalım :)

13 Kasım 2013 Çarşamba

one a day poster. LEGIBILIDADE / LEGIBILITY

“It is up to designer make the visual message clear, fast, clearly and precisely, with commitment to incorporate the aesthetic.” 

Marcos Faunner  LEGIBILIDADE / LEGIBILITY








Marcos Faunner on behance

4 Kasım 2013 Pazartesi

buzeller.li nordik.len.me

http://iphotos-g.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-frc/1168914_170925666438038_1940429633_n.jpg

yine uzun oldu yazmayalı.. yoğunluk, ara tatil günleri ergenliği derken, bi baktım o-hoooo bayaaa olmuş yine :) başlıca haberlere gelirseeek:

> buzeller bana taşındı!! :) en heyecan verici, en değişik hisli gündemim böyle :) şimdilik geçiş aşaması gibi, gibi, gibi, bi byle değişik.. hayatımda hiç bir zaman yaşamadığım bir duygu ve alışkanlık geliştirme süreci.. herşey yeni :) eve geliyorum, biri kapıyı açıyo :) sona çay demli oluyo.. en güzeli de ne biliyor musunuz; sabahları uyandığımda sevdiğimi görüyorum ve öpebiliyoruuuum! :)

http://distilleryimage2.ak.instagram.com/74e37e943a1611e3aea022000a9d0ee7_7.jpg

> hmmm, çarşamba yunanistana gidiyorum.. bir konferansta sunum yapacağım.. bitince anlatırım artık, ya da daha iyisi oradan yazarım :) sunumu daha bitirmedim, bu akşam hayırlısıylan artıkın...
> cumartesi, tubanın doğumgünü şeysine cumhuriyet meyhanesi gibi biyere gittik.. keyifli mekan, garsonlar muhteşem ilgili.. ve deee kızlar tuvaletinde yok yok! 4 renk ojeden tutun da orkidine kadar doldurmuşlar valla.. ben naaaptım, siyah ojeyi alıp sürdüm! :) yeri de, ramada otelin tunalı caddesi değil, sokak karşısı.. bi de buarada, üniversite kimliği götürürseniz, %10 indirim yapıyorlar, hatta odtülülere %15 dedi garson bey :) ücretleri de ortalama, ne ucuz ne pahalı.. gidiniz, deneyimleyiniz :)

http://distilleryimage1.ak.instagram.com/f10a3330426011e3afff22000aeb0fde_7.jpg

> bi deeee, geçen perşembe beady belle konseri vardı :) cermodern nordik caz festivali adı altında çağırmış, keyifliydi ama bana göre çooook kısa sürdü.. kadının sahnesi süper hocam! duygulumu duygulu, hisli mi hisli! organizasyon da fena değildi, tek sıkıntı alkol satışları nakit yapılabiliyordu.. yani, kredi kartı kullanımı yoktu :( ve bence çok büyük bir sıkıntı.. neyse umarım diğer etkinliklerde bu sorunu da çözerler..

şimdilik bu kadar, sonra konuşuruz:) ben şu sunumu bitireyim madem :)

3 Ekim 2013 Perşembe

Barış Atiker 21 Ekim'de Bikent'te :)

21 Ekim'de beklenirsiniz efenim :) Barış Atiker'i ağarlıyoruz Bilkent'te :) Mezunlarımızı tekrar burada görmek keyifli beaa! :)

Yabancı olanlar, Barış Atiker kimdir, ne iş yapar diyenler için:

http://www.barisatiker.com/9078/
https://vimeo.com/user728799
http://www.behance.net/logobyte



1 Ekim 2013 Salı

ışınlayan iğrenç değişik sinek

evet, salı öğlenleri bölümde motion graphcs gösterimi yapıyoruz (bknz. bir önceki post).. hemen de bölümün girişinde, ortalıkta.. bilkentte yemekhane (!) inşaaat falan şu an öğle saatleri yemek kuyrukları falan biraz sıkıntılı.. sandwich'ini al da gel de izle de...

ardan özmenoğlu'nun sergisi açıldı geçen hafta cuma, siyah beyaz galeri'de.. ilgili ya da ilgisizler, bence ilgilenin :) fotograf fırat engin instagram'dan. adamımız, her daim en keyifli sergileri bilir ve takip eder malumunuz :)

http://distilleryimage6.ak.instagram.com/57ef1ab0279611e3952222000ae912d7_7.jpg

"yeni rakı" çalışmalrı pek keyifli görünüyor.. umarım bu hafta gidip görebilirim..

sergi mergi kergi zamanları başladı yine :) okul sonrası "ay nası gitçem şimdiiieee" ya da "ay ama çok yorgunuuaaam" sızlanmaları arasında, bi kuvvet gidilmeli :) hadi bakalım diyoruz..

bu aralar başka değişik birşey yok aslında..

okuldaym sürekli, program ve sllybus oturtma şeysileri.. dün, sonunda bir kaç öğrenci bölümün önüne bir-iki bişi yapmaya başladı; çok mutluyum! :) aşağıdaki fotograf da bunlardan biri, mert aslan'ın fotografı..
ışınlanan değil, "ışınlayan iğrenç değişik sinek" stencili :)



şimdilik bu kadar, yavaştan kendime gelmeye başlıyorum :) bi böle, kaos ve karmaşalı kısa dönemin ardından kafayı serinletmeceler falanlar filanlar :)

aaa bi de yeni sınıfım :) fotogra yine mert aslan. evet fotografın alt kısmındaki dünkü misafirimiz pati..

25 Eylül 2013 Çarşamba

motionbreak 60'

motion graphics screening, every tuesday, 12.30-13.20 at Bilkent FADA Department of Graphic Design..
see you soon...

17 Eylül 2013 Salı

açıpdabaktım

blogu olan herkez (istiyene s), hergün açıp bakıyor mu? valla ben açıp bakıyorum; hatta birkaç sayfa geriye bile bakıyorum.. ne demekse..
işte, blogumu açıp da görmek istediğim fotoğraflardan birkaçı daha burda..
öle..


http://distilleryimage6.ak.instagram.com/72a3d1827e6a11e29e1622000a9d0ec7_7.jpg
 http://distilleryimage8.ak.instagram.com/41e634a47e6a11e2a50222000a1fb870_7.jpg

12 Eylül 2013 Perşembe

sloganın var mı atıcak?

hım hım.. başladı yine mesai ardına direnişler.. bu defa, daha güçlü daha yaygın.. sıkıntılı zamanlar...

sinirlerin geile gerile, tırnak kenarlarını yiye yiye halk tv ekranında 4 ayrı canlı bağlantı görüntüsü üzerine "yok artık beeee!!! na'pıyosunuz? onlar sizin vatandaşlarınız, asi göreviniz bizi korumak değil mi? ne vuruyosun beee!!" içlenmeleriyle birlikte, twitter ve facebook üzerinden yine canlı bağlantı linkleri, kadıköy 01:14 etiketli fotograflar ve orada bulunan insanların kaçışma arasında yazdığı şok edici detaylar...

fiilen bulunan, içten destekleyen, akli dengesine sahip olmaya çalışıp faydalı olmaya çalışan, fevri'leşmemeye dikkat gösterip akıllı yorumlar yapan bütün fikirdaş'lara kolay gelsin diyorum..

"bu daha başlangıç, mücadele devam" en güzel slogan değil mi?

4 Eylül 2013 Çarşamba

one a day book: iki tane güzel kitap aldım bugün:

1. AFİŞE ÇIKMAK 1963-1980 Solun Görsel Serüveni / Yılmaz Aysan, İletişim Yayınları
2.Devrim Taksime Göz Kırptı / Mehmet Deniz Bölükbaşı Editörlüğünde, Kaldıraç Yayınları

Geziyle ilgili basılı döküman ararken bulduğum devrim taksime göz kırptı adlı kitap, güzel bir günce veriyor. Tabiki daha hooop okuyup bitiremedim ancak metinsel ve görsel anlamda kaynakça olmuş gibi görünüyor. Belirtmem gerekir, grafik anlamda editorial design iyi, bakim kim yapmış? melih aytek yıldırım. temiz, rahat ve düzenli bir tasarım olmuş... kitap tasarımı dediğin de böle bişey işte :)

diğer kitap, Afişe Çıkmak (yine detaylı okuyamasam da) acaip bir arşivlenceli! içerisinde milyon tane afiş dergi-kitap kapağı ve bilimum görsel var. bütün bu sol düşünce ve devrimsel süreçlerde ortaya çıkarılmış görseller, atölyeler ve sanatçılar hakkında metinlerle dolu..... mutlaka edinilmeli.. şimdilik gözüme çarpan tek şey, bazı görsellerin tasarım/üretim tarihleri maalesef verilmemiş.. benim gibi, bu kitaptan kaynakça çıkaracak akademikli insanlar için bir guble sıkıntı verebilir.. ama hiç önemli değil, bayıldım kitaba!!


http://distilleryimage8.ak.instagram.com/1b080c0a153b11e3808322000a9e0144_7.jpg

19 Ağustos 2013 Pazartesi

one a day video /// vintage get lucky

alksfdkhjaskdiş
süper olmuş :) erkek vokali izleyin, ama sonuna kadar :)


tatilceli

bir back to bussiness post'una daha hoşun gelindiniz :) döndüm. bofrum kadıkalesine yaptığımız eğlenceli, dinlenceli,içmeceli,muhabbetçeli, gülmeceli, denizceli, keyifceli, güneşlenmeceli, tekneceli, celi de celi zaman dilimini bitirdik.. ee, şimdilik bu kadar diyelim, en son nerde kalmıştık diyerekten önce bi maillerimize bakalım :)


http://distilleryimage11.ak.instagram.com/2bad51ce069911e383f722000a1fbd91_7.jpg

1 Ağustos 2013 Perşembe

apple id disabled muhabbetine dair..

http://distilleryimage5.ak.instagram.com/7925beecfa7711e2bf8b22000a1fb004_7.jpg

iphone apple id sorunu yaşıyorum! çıldırmak üzereyim.
"your apple id is disabled" mesajını gördüğünüz anda sıçtınız söyliyim. apple support ile yaptığım 20 küsür mail sonucunda bana verdikleri numaradan "call" yapmam istendi. tahmin edebileceğiniz gibi, türkiye'nin bir apple sorumlusu müdürlüğü olmadığı için, ingiltereyi aramanız lazım gerekiyor! ve bu kanuşma 15 dakikadan fazla sürüyor..

zorunda kaldım aradım; ancak tam bir looser ingiliz aksanıyla karşılaşıp kısmi anlaşma problemleri arasında birşeyler yaparken, adam bana sizi bekletcem azıcık, itunes ile görüşmem lazım dedi.. tamam dedim bekliyorum, arada telefnun üstündeki arama süresine gözüm takıldı 15 dakikayı geçmişti.. bende bilemedim, dayanamadım, ya da ne derseniz deyin kapattım telefonu! :( işim halloldu mu? hayır!

daha ne diyim!! buzeller internetten aradı biraz 1 saat konuşan, bir buçuk saat bekleyen varmış.. böyle bir gereksiz bürokratik saçmalama olamaz! detaylarına giremicem ancak yaşadığım sorun benden de kaynaklanmıyor.. çok canım sıkkın.. ne ipad ne iphone düzgün çalışmıyor artık. app'ler de kafayı yemeye başladı..

mesela, siz updateli gençler instagramda video neyim ergenliğinde coşuyorsunuz biliyorum, ama ben update yapamadığım için hiç bişey yapamıyırum, göremiyorum bilem :/

bir daha mail attım yaşadığım sıkıntıyı dile getirdim, hafif kriz eşiğinde.. skype yapalım die önerdim.. öle birşey de yok! amma apple'mışın yaaaa!!!

sıkıntılıyım ve sinirliyim.. şeytan diyo....

25 Temmuz 2013 Perşembe

bir safra.keseliler belgeselinden

safra kesesi problemi olanlar; safra kesesi ağrısı nasıl olur? ne yapsam geçer? ne yapmasam ne olur bilgisi için buyrunuz, son 10 günüm :)

zaten çamurlaşma, taş falan var idi, doktor da demiş idi, yakın bir zamanda aldır, problem yaşama diye.. malumunuz, geçen hafta akşam başlayan gecenin bir yarılarına kadar dinmeyen ağrılanma sonucunda acile gittim.. google'a safra yazsanız da çıkıyor, safra kesesi ağrısı mide ağrısıyla çok karıştırılan saçma bi sızı.. overload ağrı, sırta vurunca yaşanıyor... mesele safra kesenizin, depoladığı çeşitli sindirme çözeltisini safradan mideye akıtamayıp, midenin de çeşitli materyalleri sindirememesinden ve sürekli SAFRA daire başkanlığından çözelti talep etmesiyle ilgili bürokratik iletişim ve fonksiyon bozukluğundan kaynaklı bitmek bilmeyen sırta vuran bir ağrıdan bahsediyoruz.. meselenin kırıldığı nokta şu: ya safranız çamur dolu tam işlev gösteremiyor, ya taşlaşmış çözeltler yolu tıkıyor, ya (bende oldugu gibi) buleueueluueee iltahap olduğu için prosedür işlemiyor..

internette, ateş kusma gibi belirtiler için acil yazıyor, ama eğer bu sırta vuran ve hiçbirşekilde hafiflemeyen 4 saatlik ağrı da acillik bir durum; mesele şu, ağrı kesiciler de etki etmiyor.. sıcak su içmeler, ay bi rezene içiiim demeler falan bi b.ka yaramıyor :/ hemen en yakınlarınızı arayın ve sizi acile götürsünler..

acilde ne mi yapıyorlar; damar yolundan ağrı kesici serum elbette.. ama benim durumumda bu da işe yaramadı; bir adet buzkopan serum, bir adet novalgin serum banamısın demedi :/ sonra popodan bi iğne: ağrıyı 10 üzerinden 9'dan 3-4e indirdi de uyuyabildim...

sonrasında hemen bir amelliyat; kapattılar daire başkanlığını da safrayı görevden aldılar :) annem de oldugu için biliyorum, safra kesesi amelliyatı çok büyük bir operasyon değil (hasta açısından, sayın doktorlarımız yanlış anlamasınlar:) kapalı yapılıyor zaten; göbek çevresinden 3 delikle girip, hüüüüüsssp alıyorlar, amelliyat akşamı biraz rahatsızlık verici ondan sonra, inanılmaz ağrılar çekmeden bir haftada kendinize geliyorsunuz.. benim durumumda iltahap oldugu için, diren meselesi vardı: işte bu sıkıntı :/ düşünce itibariyle de sıkıntı, her türlü sıkıntı.. tabiki çok daha ağır şeyler yaşayan insanlar vardır, kolaylıklar dilerim.. ancak benim için sıkıntıydı :/



neyse, bir haftadır yat kalk, falan şu an iş başı bile yaptım :) bu arada safra kesesi amelliyatı sonrası yatmak çok da iyi bir tercih değil, olabildiğince paytak paytak yürümek lazım, var olan ağrı, şu an burada bahsetmekten haz almadığım, gaz meselesinden ileri geliyor.. :) detaylara girmicem.. şöyle söyleyebilirim: amelliyat oldugum gün bir gece yattım, ertesi gün çıktım, ve de sadece o gün ağrı kesici kullandım, onun dışında hiç kullanmadım.. inattan değil, valla kullanmadım :)

neyse çok bile yazdım bu sevimsiz konu üstüne :) şu an yeme alışkanlıklarıyla ilgili gündemdeyim aslında.. özellikle 2 ay, çok sıkı bir diyet uygulamanız gerekiyor.. artık safranız yok mideye yardımcı olabilecek depo anlamında; dolayısıyla alıştıra alıştıra mideye yardımcı olaraktan tasarruf yapmanız gerekiyor.. bu konuyla ilgili de "safra amelliyatı sonrası neler yiyebilirim" ya da safra kesesi amelliyatı sonrası diyet" başlıklı bir post'um daha olacak :)

şimdilik iş başı, çalışmaaaa :)

geçmiş olsun yazıcaklar için, şimdiden teşekkür ediyorum :)
buarada ben güven hastanesinde amelliyat oldum, gayet mutluyum :) ama teşekkürler acıbadem sigorta demeden alamıyorum kendimi :)

12 Temmuz 2013 Cuma

one a day: illustration (s) mert tugen

facebook'ta tesadüfen buldum; çok keyifli alışmalar.. ve direngezi duyarlılıyla yapılmış çalışmalarını buraya post'lucam elbette.. ellerine sağlık mert..

"gezi olayları boyunca hayatını kaybedenlerle alakalı"





merttugen'in portfolyosuna bakınmak için:
 

27 Haziran 2013 Perşembe

yemekte, iki amerikalı kız karşıma oturdular..


- "merhaba, biz ankaraya geldik türk kültürünü incelemek için, sizinle sohbet edebilir miyiz?" diye..
tabi dedim, bende çene bol :) onu anlatıyorum, bunu anlatıyorum.. en çok din konusunda kalmak istediler; hele bide, "türkiye'de doğduğunuzda, ekstra bir durumunuz yoksa, doğar doğmaz nüfus cüzdanınıza islam yazıyorlar" diyince şaşırdılar..

bayaaa konuştuk, ya da konuştum demek lazım... bi ara iki ufacık gözün baygın bir şekilde baktığını görünce, dedim ki kendi kendime: "ekin, sus artık! yine kaptırdın yahu!" :)

gezi'den de bahsettim tabiki bahsetmem mi? özgürlük için dedim, yaşam hakkı dedim, yeşil dedim, demokrasi dedim.. dedim de dedim..

kalkarken, el sıkıştık :) teşekkür edildi karşılıklı... onlar farklı bir bakış açısı aldılar, ben de içimde kalanları dökme, 'burda bunlar da oluyor, bunlar da var, öteki möteki, yaşıyıp gidiyoruz' birikim cümlelerini kurma fırsatı buldum ya, ondan şeyyttttim..


26 Haziran 2013 Çarşamba

2013, bilkent grafik yetenek sınavı ve tarihi

yeap, sınav tarihimiz belli oldu.. bölüm sayfasından da ulaşılabilir.. bende buradan paylaşayim istedim.. hadi bakalım :)
İ.D. Bilkent Üniversitesi, GSTMF, Grafik Tasarım Bölümü Yetenek Sınavı

Detaylı bilgi için;
http://www.gra.bilkent.edu.tr/tur/lisans_adm.html
 ++++
ps. bu arada önemli not; hacettepe ile sınav tarihleri çakışıyo gibi görünse de, hacettepe grafik yetenek sınavı nda birinci aşamayı geçemeyen öğrenciler bizim sınavımıza girebilir.. :) 

24 Haziran 2013 Pazartesi

aile molası// sekiz euroooo, yaaani...on altıııııı.......yirmi tele !

olan-biten, hatta olmakta olan ve de bitmeyen olayların arasında 2-3 aydır fiziken görmediğim annem ve kızkardeşimin yanındaydım haftasonu.. izmir'e gittim :) aslında aklım ruhum hep direnlerde, içim vicdanlanarak ufacık bir ara verdim gezinticiliğime (!) özledim ama naapim? :) tabi cumartesi ulusal kanala kitlenip uyuyamamalar da var..

bu arada söyliyim direnizmir, zaten hep direnişteymiş? mavi şehirdeydim, yüksek volümler ve de sloganlar duymadım ama balkonlarda sallanan bayraklar mı dersin, deniz kenarında bulunun her çim alanda doğalından toplaşan insanlar mı dersin, o sıcakta güler yüzler mi dersin.. bir ankaralı olarak farklı bir algım olabilir, bilemicem :)

neyse dediğim gibi, bu post bir aile molası post'tur; iklim, annem ben süper harika bir haftasonu geçirdik.. iklim'in de dediği gibi, keşke daha uzun kalabilseydim.. hemideeeee sıcağa rağmen söylüyorum bunu.. önce şöle mezeli, kardesli, börülceli bi yemek; sonra iklim bizi, kuşadasında bir millipark anlayışına sevketti... deniz süperr temiz, serincemeli bir hava, ağaç diplerinden batık teknecik kompozisyonuyla sahnelenen günlübirlik bi sefa :)





























en çok da muhabbeti özlemişim..


hmmmmmmmmmmm sekiz euroooo, yaaani...on altıııııı.......20! ve de daha bisürüsü :) fffff aklım orda tabi, özlemişim bayaaa :) en ksa zamanda bidaha... amaaaaa bu sefer kesin uçakla! :)

haaa, bi de o milli parkta domuz aileleri de vardı.. yok yok, bayaaa domuz bunlar.. yaban domuzları milletin arasında!! sanki hiç bir olağandışılık yokmuş gibi millet gayet rahat, yiyecek falan veriyolar, aralarda gezinen yavrulara şöle bi bakıp, denize giriyolar! :) ilk defa ufacık yaban domuzu yavrusu gördüm, çok yaklaşamadım ama pek şirindi.. bayaa odun parçasına 4 tane kısa parça daha eklemişsin ve bir birey olmuş :)))

hadi o zaman mücadeleye devam!!