23 Kasım 2009 Pazartesi

ayten hanım has arrived!!

eveeet, ananem geldi, busabah.. akçayda yaşıor kendileri, kışın o bize, yazın da biz ona gidioruz..yani artık bi tek annem gidior, malum yıllık 2 haftalık izinlerden… neysem, öle işte, bunlar da yeni ayten hanım görüntüleri:

SONY DSC

elinde de sigara tablası.. :D

tavshan.and.the.flying.carrot

SONY DSC

bu da, yine cuma günü “aaaa süper oldu yaaa, eğlenceliii, naaapsam naaapsam???” diyip, defter kurcalamalarından biri olan tavshan yapayim bari olayı :) hayır, tavsanı da yaptk, arkaya biyere bakıo ama nereye bakıo die düşünüp, uçan havuçlar olsa ne komik olurdu die çıkan bi iş :) tabi, siyah ve beyaz dışında turuncu boyamın olması da bu düşünceyi destekleyen yan etken… acemilik halen devam ediyor….

elastics:take.me.home

iki hafta önce yapmıştımmm, bu.zellerle birlikte..ama beyaz spreyim bittiği için yarmdı, cuma günü tamamladm.. acemiliği bi şekil etıyorum işte :)

SONY DSC

nerde mi? eski anayasa mahkemesi (şimdi ptt genel müd :() oralarda bi pazaryeri vardır. orda bi yerlerde işte.. bizim evin yan-arkası… şimdilik bişi diyen, polis çağıran, efendim “nöölüyo lan burda” ya da “hocam, anlıyorum sanat falan da, başka yere yapseniz nası olur” diyen çıkmadı :)

19 Kasım 2009 Perşembe

biri.beni.bu.zellere.yapıştırsın

SONY DSC

yaaaa bu fotograf üzerine öle bi konuşurum ki, yarın akşam susamamaktan agzımdan salyalar fışkırır durumda sarsarsınız beni! :D

>> sempozyum var..
>> mayışık olasım var..

SONY DSC

>> beatlessss michele dinleyin o zaman!!
>> bi de bu ara eski mpüçplayerıma döndüm..unutmuşum içindileri, ii oldu :) neyse, arabada eskişehiryolundan gelmece (ki bu konuya da gelicem) bugün rashit dinleyerek geldim!! basbas bağrınarak, yürü beaaaa! nidalarıyla :D

>> neysem, bi de duvar boyamacadayım.. hatta gecen hafta bu.zellerle boyadık!! süper keyifliydi..foto cekmeye gittim ertesi gün, pazar oldugu icin duvarn bi kısmının önünde kamyon vardı.. aslnda ii oldu cunku, beyaz boyam bittiği için yarım kalmıştı :D bugun becerebilirsem, tamamlıcam, ondan sona foto yaparım:D

>> gelelim eskişehir yoluna; bayadır incek yolundan gidip geliordum hacettepeye… bugun eskişehir yoluna girme gafletinde bullundum!!! o ne yaaaa!!! naapıosunuz??? hepiniz arabalarınıza binmiş “haydi eskişehir yolunun genel kurmay tarafında buluşalım, sona hiç bi yere kımıldayamadan öööle manasız duralım”” die plan mı yaptınız ulen!!! bu ne biçim bir düşncesizlik, saygısızlıktır ki bir prenses trafiğe çıkıyor, halkının arasına katılıyor, ama hiç biriniz yol vermiyorsunuz.. cık cık!! olmaz böle vergilerinizi arttırıcam!!! :P

take.me.home/stencilla

SONY DSC :P

bayaadır yapmak istiyodum..bugüne kısmetmişşş :)

gra tanışma partisiii!!!!

PARTYAFIS


24 Kasım 2009, salı
saat 15’de!!!!

film yıldızı olceeeeem ben!!! :) ya da belki figüran..ya daaaaa ışıkçı :P

10 Kasım 2009 Salı

a.trip.to.lavabooo

04 Kasım 2009 Çarşamba

sandalyemisinkimi

SONY DSC

çok yoruldum-ki bugun bu-zellerde uyumama ragmen—neysem.. üstüste biniyor buara bütün ish/okul meseleleri.. dolayısıyla söylenme kapasitemin doruklarındayım.. şu sempozyum da bitsin..

update meselesi; okul buuuuuuuz gibi, kalorifer kendiyle iç-çatışma halindeyken, bugun odada iki adet ısıtıcı açtım.. birkaç güne ısınacakmış die duydum ama.. neyse..

>> noracm, izleyici modunda da olsam wow dünyası ile tanışma evresindeyim:D tanışıklık ötesine geçemicem sanrm (bu dünya benmkini aşarrr) ama öle işte..paylaşmak istedimmm…

>> saçlarımı boyattmmmm; arkada kalan turuncu kısım saçlarım, olayı abartarak çingene sarısına dönüp, kendimde çirkefleşme potansiyelinin artma hissiyatıyla, sevimli-normal insana dönüşme ihtiyacım sonucu (aaaaaaaay ne uzun cümle oldu—bu aralar bildirimsi şeylerle ugraşıyorum ne kadar belli diiimi:P) saçlarımı boyattm…biraz böle normal dolaşayim istedim :D

SONY DSC

>> bu aralar, fotograflarda kendimi hiiiç begenmiorum..öle, ne biliiim mal mal bakıorum… :P

>> buda update büko:D değişen bişi yok :D

SONY DSC

28 Ekim 2009 Çarşamba

enfeksiyonistten duyuru…

eskişeere gidemiorum :( bu kadar..

enfeksiyonist oldum ben!!!

nefes almakta zorlanmak nasıl kötü birşeymiş meğersem… canın acıyarak en temel yaşam belirtilerini gerçekleştirmeye çalışmak falan.. çanakkalede aynen böl oldum; biton ERmış, Boston Legal’mış, scrubs’mış izledikten sona, nefes alamayıp sol tarftan acı içinde kalınca, dedimki “yaaa herhalde bahsi geçen kalp krizi böle oluyor!!! herhalde hafif çapta bi kriz geçiriyorum… hmmmm medical bir takım desteğe başvurmak lazım..” bu kadar sakin tepkiler vermeme rağmen, 18 mart üniversitesi sağlık merkezine girince panikledim tabiii.. hafiften de olsa o ekşimtrak soğuk hastane kokusunu da zor bela içime çekince, büsbütün “nefes a-laaa-mı----yo-rummm” oldum… popomdan yediğim iğne, o hastane yeşili olması beklediğim ama mor renkteki çarşaflı yatakta kıpırdamadan geçirdiğim 4 saat… aaaaaaay çok feciydi.. bi de, telefonla birilerini arıyıp anlatmak, sevgiliden sıcak, tematik, accık şımarık tonda cümleler duymak, anneden yine sıcak ama ciddi telkinler almak, falan istedim ama konuşamıodum ki.. o zaman farkettim ki, ben konuşan biriyim, hatta hızlı konuşuyorum çoğu zaman galiba?neyse bu başka bir konu… kimseyi heyecanlandırmamak anlamında da harekete geçemedim.. ama cidden çok korrktum.. incilay hocam ve sagolsun ali hocam desteklediler, teşekkur ederim.. haa bi de meltem hemşire vardı, dünya tatlısı, en büyük destek ondan. 20 dakikada bir yanıma gelip “sakin ol, dünyanın sonu değil, birazdan daha iyi hissediceksin gibi telkinlerde bulundu:) i luv meltem hemş.

neyse, çanakkaleden erken döndüm… pazartesi hemen beytepe >medico>dr suna hanım yaptım.. bu arada agrım/acım da hafifledi biraz..neyse suna hn. hemen kan/idrar/röntgen sürümcemesine soktu beni.. ben tam içimden, “yaaa biraz abartmadık mı?neyse hepsi yarım saate biterdediler, ee yapayim bari..” dedim ve soluk soluga tamamladım sürümcemelerimi, tekrar odasına gittim.. suna hn. direkt eline aldığı gibi “hmmm tahmin ettiğim gibi, idrar yollarında enfeksiyonun var..” diyince.. “bi dakka yaaa, benim ciğerlerim ağrıyodu, ne alaka şimdi oldum..” neyse devam ediyoruz, bitmedi tabiki, daha röntgen kısmı var, o kadar başlık attık enfeksiyonizmle ilgili:S

SONY DSC

sonra, sırt dinleme, beyaz ışıklı pano üzerine takılan röntgene uzun uzun bakarak, hmmmmm diyerekten elindeki tükenmez kalemin ucunu belirli noktaları işaret edicek şekilde tutma falan derken gelen cümle şöle oldu: ciğerlerinde ufak bir enfeksiyon da var, ama şu kenarları göremiyorum; kliniğin bilmemne (bu kısmı anlamadıgm için böle yazıorum) hastalığı da olabilir, riske atmayalım, önemli bir hastalık olabilir, sen bugün acil göğüs hastalıklarından birine görün mutlaka…” dedi. dedim: allllaaaaaaa, bak işte sonunda b.ku yedim…. neyse, sona anne aranır, güç bela duygu isimli ciddi ama sakin/güleryüzlü 60’lı yılların gözlüklerine benzer hafif uçları sivri gözlüklü doktora gidilir; “canm, telaşlanma o bilmemneden yok, enfeksiyonun var, akut bronşit başlangıcın var, hadi canım sen al antibiyotiğini yat, dinlen.. :D seni de seviorum dr duygu hanm.. sonuç olarak alttan üstten enfeksiyonizmle haşır neşirim, duyurulurrr:D

(evet evet, sigara içme konusunda beklenen bilindik tevsiyeleri iki doktordan da aldım… biraz azaltma peşindeyim… naaapim, bu konuda pek bi iradem yok..bakces artık…)

burdan özellikle sesleniorum; grafik tarihi dersi alan siz sevgili üçüncü sınıf grafik öğrencileri; cuma günü zaten ancak 10 kişinin geleceğini düşündüğüm dersin iptali söz konusu olabilir, lütfen gratepe blogundan takip ediniz…