27 Şubat 2015 Cuma

Bir Savaş Nasıl Hatırlanmalıdır? Sergi Teaser

Dilek Karaaziz Şener ile uzun zamandır çalıştığımız, 11 mart 2015'te açılışını yapacağımız sergi için hazırladığım teaser efenim:

BSNH / Bir Savaş Nasıl Hatırlanmalıdır? Ezhibition Teaser 2015 from ekinklch on Vimeo.


Detaylar ve diğer bilgiler yakında...
:)

21 Şubat 2015 Cumartesi

şubat güneşi sidikliye vururmuş!

bi milestone olsun, Şubat 2015 Mylo fotoları:
aaa bu arada iphone6-no filter bebeĞım






one a day book: IFRITLER'DEN DRACULA'YA MODERN VAMPIR MİTİNİN DOĞUŞU /// vampir'li antolojili kitaplı



Bayılırım, vampirli her türlü şeyi izleyebilir, 2.sınıf vampir komedisini bile özümseyebilir, liseli kız kıvamındaki yeni popüler vampir çakması kitapları zorlayarak da olsa okurum!

Bilgi içerikli bir kitap olarak, popüler kültürde oluşan vampir algısının altyapısı olması açısından okunabilir bir kitap.. Antik dünyadan itibaren ele almış, özellikle 1200-1800 arasını, folklorik hikayeleri bulması açısından ilginç... hatta Kont Dracula, kalesi, romanya ve ilk basılan hikaye/kitap ve filmleri güzel karşılaştırmış... Popüler kültürdeki açılımlarına, bizim jenerasyon filmlere de ufaktan giriş yapmışşşşş da keşke biraz daha bu kısma yüklenseymiş; iyi bağlantı kurabilirmiş..

Başlarda alt çizmeli okurken, kitabın sonuna doğru, ufaktan satır atlamalı okudum aslında ne yalan söyliyim :) Ama tekrar yazıyorum, referanslama iyi yapılmış.. kitabın arkasında 10-15 sayfası sırf referans..

Neyse, bu kadar işte.. Bir One A Day serisinin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Bize ayrılan süre artık dolsun :)

20 Şubat 2015 Cuma

ben bizzat kendim

https://igcdn-photos-a-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xap1/t51.2885-15/924129_371743622998816_194310000_n.jpg

Gelecek ay bayaadır üzerinde çalıştığımız, hatta son bir haftadır manyakça çalıştığımız bir sergi projesi var! Ben, bizzat ben kendim, visual identity and design olayıyla ilgileniyorum, proje sahibi ise dilek hoca :) detay girmeyeyim, süprizi bozmayayim :) ama ben, bizzat ben kendim, çok heyecanlıyım!

> kendime de bir iş yapıyorum (bknz, detayı yukarıda) ona da heyecanlıyım!

> pazartesi, master class ile keyifli olacağını düşündüğüm bir tpografi studio dersi yapacağız, inanmazsın ona da heyecanlıyım! :)

xxx.

19 Şubat 2015 Perşembe

ne kar yağdı arkadaş! yazısından hallice ütopik insan haklarına doğru..




http://photos-c.ak.instagram.com/hphotos-ak-xap1/t51.2885-15/10643889_610824245716234_430453721_n.jpg

bu fotoğraf, geçen hafta yağan kar dolayısıyla iptal olan okul günü yerine parkta geçirilen kar gününden :) bugün de aynı durum! ancak daha dışarı çıkma cesaretini gösteremedim :) çıkınca bakarız.. mylo ile karda bi 20-30 dakika gezinmek, fıtı fıtı fıtı yapmak niyetindeyimdir :)

Kar tatili meselesine gelince de, niyeyse böyle spontane tatilden pek bi hoşlanırım aslında ben. ve sonunda hoca olmanın verdiği irade stratejisiye, okul tatil olmasa da, "DERS İPTAL!!!" diyebilme inisiyatifi bende bi ego yapmıyor değil :) ancak ve ancak bu dönem 3. ders iptali olunca, sorumluluklarının bilincinde olarak ben "YAHU DERSLER YETİŞMİCEEEEK!" tribine bile girdim bugün :(

Hayır, zaman harcayıp, bi ton ders hazırığı yapıyosun.. kar kış kıyamet okula gidicem, derste 3-5 kişi... emeğime yazık lan! diye düşünerekten, bugün de iptal... ve de öğrenciyken en sevmediğim EKDERS ayarlama sıkıntısı :(

Neyse, derdim bu olsun valla... ülkenin durumu, insanımızın durumu ortada.. Özgecan... Nuh Köklü.. birbiri ardına manşetlerimiz..



Birçok insan artık televizyon'da haberleri izlemiyor, gazeteleri okumuyor ama.. zaten hergün hergün ve hergün ne acımasızca, ne vicdansızca, ne acaip şeyler oluyor; insanlar, haycanlar, canlar ölüyor.. hani gezi vardı ya, devletti, kanundu, haktı, oydu buydu... insanın anlamsızca ölüyor olmasının yanında neler nelere kafa yoruyoruz yaa..

Geçen bir FB haberi okudum; sosyolog bir kadın, işi gereği duydukları ve yaşadıklarının sonunda intahar etmiş.. dayanamamış, zihni kaldıramamış... doğru mu bilmiyorum ama bi empati yapalım mı? kendini bi onun yerine koysana? ne bunaltıcı, çözümsüz, çaresizliktir ki, kendi hayatını sonlandırmaya karar vermiş.. hem de lütfen burası önemli, kendi sorunu değil, duydukları dolayısıyla... ne inanılmaz, ne uzak geliyor.. ama öle değil işte, duymazlıktan geliyoruz.. görmezlikten geliyoruz..

Bir şey daha duydum bugün KANAL D sabah haberlerinde.. bir erkek, karısını öldürmüş, doğramış çöpe atmış İstanbul'da.. Mahalle'den bir amcayla röportaj yapıyorlar: olay nasıl oldu? ne duydunuz babında.. adam olayı anlattıktan sonra, insani bir yorum yapıyor:

- "... yani inanılmaz bir durum, hayvanların canına kıyamıyoruz, insan insanı öldürüyor.. "

"Amcacım rahat ol, bu ülkede hayvanların da canına bir kıyıyorlar, pir kıyıyorlar, dert etme" diyesim geldi..


Kar yağışı yazısından nerelere geldim..

Kendi ütopik hayatlarımıza dönüp, ders vardı yoktu; kahkülümü kestirdim kestirmedim; cumartesi orda mı içelim, burda mı içelim dünyasında görüşürüz..

17 Şubat 2015 Salı

8 Şubat 2015 Pazar

woyzeck masalı - tatbikat sahnesi version !!!

dün akşam Tatbikat Sahnesi'nde sahnelenen Woyzeck Masalı'na gittik. Beni biliyorsunuz, hevesim vardır ama çok fazla oyuna, müzikale gitmemişliğim vardır.. Özellikle Soul Project bağlantılım Müjü (Müjde Kızılkan)'nün aylardır "yok yok gelemem, provam var!" "provadayım, yazamıyorum" "provam bitince vesaire vesaire" cümlelerinden etki alarak, öncelikle Müjü'ye vefalanmak için gitme çabasına girdiğim müzikal, çok daha fazlasını verdi bana.. Rock Müzikali diye nitelendiriliyor, ama ben söyliyeyim, daha çok Glam Rock Müzikali denmeli :)

 AAHLAKSIIIIIZ!!!!

Bu arada, benden beklenildiği şekilde hiç telefonla foto olayına girmedim, tamamen oyundan ayrışmadan izleyebilmek için.. Bütün fotolar internetten araklanmaca :) Ha birde özellikle yazının başında belirtmeliyim, ben iyi bir tiyatro izleyicisi değilim, bu anlamda yaptığım yorumlar kendi audio-visual deneyimlerime ve vizyonuma bağlı olacaktır, uyarayim :) tamamen kişisel yani :)



Özellikle, internetteki yorumları hiç okumadan yazmak istedim.. kişisel olarak yani :) bi kere tatbikat'a hiç gitmemiştim, küçük ama ufacık olmayan bir sahne.. zaten Güneş Sokak Sevenler Derneği üyesi olarak binayı da uzaktan benimsemişimdir.. herneyse, alışık olduğumuz halıfleksli salon olmaması dolayısıyla hoşuma giden salonda izlediğimiz müzikal, gerçekten çok etkileyici görsel ve işitsel bir deneyim sunuyor..

Sahne düzenlemesi, müzisyen ve tiyatro insanı birleşkesi , görsel (ışık ve görüntü yansıtma) etkiler en başta vurgulamak istediklerimden den den.. sesin yüksek olması endişesine hiç girmeden, gayet içinize işleyen Türkçe cümle ve sözler oyunu daha da benimsemenizi sağlarken, bir yandan da düşünüyorsunuz çeviri ve uyarlama ne kadar başarılı olmuş! öyle yapsi durmamış...

 "Woyzeck Masalı" #tatbikatsahnesi'nde

Kostümler ve makyaj, referans verdiği steampunk ekolü ile tiyatral olanla birleştirmiş; gözünüzü yormadan yaratılan hayali apokaliptik ortamı uyumlamanızı sağlıyor... yani bi yandan dışardasınız, ama çok feci absürt olmamasından dolayı bir yandan da o andasınız..bayıldım! özellikle 5 kızlar, yeşil pardesülü komutan ve askerler!



Woyzeck Masalı hikayesini oyundan çıkar çıkmaz hemen araştırdım.. aslında Georg Büchner tarafından 1836'da yazılmaya başlanılmış ama 1937'de ölümünden dolayı bitirilememiş bir oyun... çeşitli uyarlamalarla, sonu çeşitli şekilde bağlanmış bir oyun.. Oyunun bu özelliği, daha da (bu aralar interaktif diye heveslendiğimiz) çoklu son gibi deneylemelere ma'al veriyor herhalde.. dediğim gibi ben iyi bir tiyatro izleyicisi değilimdir, bazı şeyleri yorumlamam doğru olmaz bu açıdan ama herhalde oyunu tiyatral olarak çekici yapan bir özelliktir gibime geliyor? :) neyse konumuz bu değil..



Konu aslen perukçu olan Woyzeck'in askere gitmesi; ordu ve doktorların zavallı adamın üstüne bıraktığı drama; ve sevdiği kadını kıskançlıkla öldürmesi gibi sahneler barındırıyor.. Bu arada bu adam gerçek yaşamdan alıntılanmış... ay neyse hikayesi burda: http://tr.wikipedia.org/wiki/Woyzeck

Ben özellikle asker/ordu sahnelerinden etkilendim.. Genel olarak oyundaki hareket/dans/davranış (tiyatral tanımı ne ise ondan) 'lardaki soyutlamalar, detaylar çok etkileyici idi, ama en çok da komutan süperdi!!! AHLAKSIIIIIIIIZ! diye bağrınmalar vesaire.. oyuncuyu bulamadım, ama bulur bulmaz burdan linkleyeceğimdir.. (yani o kadar, tiyatral bi insan değilim anlayın! :))

>>>>UPDATE>>>> oyuncumuz ADEM AYDİL; emeğine sağlık hocam :)





Bi de askerlerin omuzkalkık yürümeleri; 5 kızların elleri; rahibelerin dua ellleri; Bezelye detayı! :) neyse tek tek detayları yazmayayim de sıkılmayayın :)





Lütfen gidip izleyin! İstanbul'a da gidecekmiş oyun, sonra yine Ankara'da oynar umuyorum da, bi daha giderim.. Emeği geçenleri çoooooook tebrik ederim, yarışmacı arkadaşlara da başarılar dilerim :)

Müjde'cim sesine sağlık! şu taşaklı parçayı bilare bi üsteleyelim! :)

Radikal'de bir yazı var isteyene:
http://www.radikal.com.tr/kultur/erdal_besikcioglundan_istanbullulara_mujde-1285418

Birde, tabiki Tatbikat'ın official sitesi:
http://www.tatbikatsahnesi.com/#!woyzeck-masal/c1749

Bu da ekşili sözlük linki:
https://eksisozluk.com/woyzeck-masali--4613752

Gala gibi prömiyer