15 Ağustos 2014 Cuma

one a day performance: encoded

Encoded - 5 minute clip from Stalker Theatre and Marrugeku on Vimeo.

australia ilişkili bir iş üzerine, bu video geçti elime... yani, gözümde kala kaldı :) belki de gelirler, ne güzel de ederler :) nınınınınıııınn.. Stalker Theatre...

bütün gösteri videosu da burada:
http://vimeo.com/stalkertheatre/encoded-complete


12 Ağustos 2014 Salı

seçimlik yazısı elbet...

bir seçimin ardından, yine beklendik bir sonuçla öle oturakaldık.. umutsuzluk mu? yok yok, umutsuzluk değil durum; tamam "umut doluyum ohaaa!" da demiyorum tabiki :)

güle oynaya bir post da yazmayacağım elbette, sadece azınlık olma halini zaten kabul etmeliyiz diyordum; şimdi tamı tamına azınlık'lığımızın resmini çektirdik... artık, önümüzde olan mücadele kimliğimizi kaptırmadan, sinmeden ayakta durabilmek; ülke, insanlık, her neye inanıyorsan onun arkasında duyarak, değerlerini ve değerlerimizi artırmaya çalışmak değil midir?

evet, bu bir savaş misali, kutupsal çekimlerin, üstü kapalı teorilerin, aklımızın basmadığı dolambaçların arasındaki bir savaşın figüranlarıyız.. sen kafanda masumane hayallerin ya da ideal düzenlerin ile birşeyleri savunurken, kimler neler peşinde... yaşadığın kısa metrajlı çevrenin sınırlarını görebilmenin ötesinde sosyal medyayla daha da kısalan mesafelerin, gözüne sokulan resimlerin, kulağına fısıldanan metinlerin değerlerini iyi yerleştirmeye bak.. bunun tek yolu (bana göre) sakin olup, kendine ve çevrene dürüst olup, saldırgan değil, umutsuz kaybetmiş değil, ayakta dimdik durarak var olmaktan geçiyor.

önümüzdeki günlerin, hatta yılların zor olduğunu söylememe gerek yok; herkeze iyi günler..

haa, bir de, birçok kişinin aynı duyguyu paylaştığını biliyorum, azınlık mazınlık, ilk defa minimum kaygıyla birine oy verdim. elllerim boş, ama içim rahat.

ps: babam, bana hep derki: "işini iyi yap, gerisi gelir..." anlayanlara selamlar..

9 Ağustos 2014 Cumartesi

kedili müzik klipleri :)

bir arkadaşımın doğumgünü bugün, kendsikedi manyaklarından :) ben de dedim ki, içinde kedi olan bir müzik klibi göndereyim youtube'dan.. bu aralar dogum günlerine verdiğim tepki bu..

neyse birkaç tane içinde kedi olan klip biliyorum ama, yine bi google'layim dedim ve neler neler buldum.. en beğendiğim, retro image'lı olanı paylaşıyorum:



daha çok var tebiki.. buyrun buralardan bakınız...
pussy galore!
hitthefloor 


4 Ağustos 2014 Pazartesi

benim bir arkadaşım var

hem nasıl şanssız, herhafta başka yeni bir şey geliyor başına.. ve bunları duydukça bir süre sonra (maalesef) gülmeye başlıyorsunuz "yok artık!" diyerek :) en son cumartesi görüştük, birşeyler daha anlatınca, dedim seni yazıcam ben be! buyrun, aklımda kalanlardan:

> eryaman (ya da batıkent, hatırlayamadım) oturan adamımız, gecenin köründe, iş çıkışı arabayla gidiyor evine haliyle.. taksi falan zor işler :) neyse, doğal olarak bir kaç kere çevirmeye girmişliği de var, ee yakalandığı da ... ehliyetinin gitmemesi şaşırtıcı olurdu elbette... :S

> kendine 2.el süppper düüppper bir araba alıyor, mercedesli beyazlı etkli kapılı.. neyse yine böle bir gün, eve dönerken arkadan askeri araç çarpıyor buna.. olmaz yani, hem alkol, hem ehliyet yok, hem de askeri bir durum var :) er'lerle konuşuyo tamam falan derken, komutanları araya giriyor ve mecburen konu ciddileşiyor.. arabanın hasarı ayrı bir sıkıntı.. arkadaşını çağıtıyor, gelsin o kullanıyo desinler diye, adam geliyor gelmesine de, asker korktugu için "yok abi bu kullanmıyodu, bu kullanıyodu" diyerekten daha da batırıyor işleri :S

> aynı gün, bu olayların devamında, bi şekil eve varmayı başarıyor.. evin önüne bi geliyor, heryer polis arabası!! ahanda! yine bişey oldu eve geldiler derken öğreniyor ki yan komşu intahar (ya da dileğe göre intihar) etmiş.. :S

> arabanın borcu, ceza ödemeleri falan filan derken bir org.da çalmak için gittiği şehirde, buna akşam kalması için otel ayarlıyorlar... ayarlıyorlar da, otellerde biliyorsunuz ki kalan kişiyi emniyete bildirme zorunluluğu var, hani adli sicl falan filan işleri için.. ee, tabiki bizimkinin askerlik durumu ortaya çıkıyor bu durumda :) gelecek haftaya askere gidiyor şapşaloz arkadaşım :)

> haaa bi de en son duyduğum da şu: hala borçlarını ödediği mercedesi'nin vites kutusuna redbull dökmüş ve vites S'de takılı kalmış :) en kısa mesafesine 50 lira çekiyor araba :S

http://distilleryimage6.ak.instagram.com/a61c86ece23111e1ad821231381b3c05_7.jpg

Soul Project

fotograflar geçen seneden :)

daha bi sürü şanssızlık anısı var şapşalozun, aklımda yer edenler bunlar :) yazmadan edemedim..
haftaya o şimdi asker dicez, bakalım dönüşte neler anlatacak? kesin orda da başını belaya sokar demek istemiyorum ama, beklenti büyük :)

ha bu arada kendisi on numara beş yıldız saksafon çalıyor ona göre! :) kendisine gel teskere gel teskere parçasını hediye etmek istiyorum..

gerçek bir pazartesi sendromu

birçoğunuz gibi, tatil dönüşü münasebetiyle bugün işe geldim... duygularım karışık; bir yanda özlemişlilik, bir yanda biriktirmişlik, bir yanda posta kutusunda bekleyen renkli tayta kavuşma gülümsemesi, bir yanda bitse de gitsek üstü daha yeni geldik endişesi :)

http://photos-c.ak.instagram.com/hphotos-ak-xfa1/10597331_725117227570370_962356278_n.jpg

bu ay burdayım, cumhurunbaşkanını seçmedeki rolümü üstelenip, bi sürü iş konuşması yapıp, videolar editleyip, seğmenlerde yayılma planlarım var :)

http://photos-d.ak.instagram.com/hphotos-ak-xpf1/10554197_658887617530939_1680463397_n.jpg

geçen ay'ki hallerimden de kendime bir hatırlatma koyayim fotolu, tamamdır :)
herkeşlere iyi ağustos pazartesileri efenim :)

21 Temmuz 2014 Pazartesi

one a day video(s): from 90s

ok kabul ediyorum, sanki you tube listesi yapmamışım gibi, bloguma parça koyuyorum ki, sonra açıp dinleyeyim diye :P


'kedi şeysi şeysileri ve mylo' diye özetlenemeyecek bir post

mylo için oyuncak aranırken, tchibo'da 2013 ürün temalarından kedi-köpek şeysinde bir oyuncak bulup, ısmarladım aldım.. kop-kolay da kuruluyor.. önceleri pek istekli olmasa da, bir süre sonra kendi kendine bile oynamaya başladı :) evin süper oyuncağı!!!




bu ne yaaa, kedi oyuncağının da post'u olur mu demeyin! olur olur, herkeşlere tavsiye! de, tchibo'nun sitesinde, ürün arşivinden girince ürün tükenmiştir diyor maalesef :( yine de, ben yazıyı yazmaya karar verdikten sonra tükenmişiliğin resmini gördüm ama olsun, arada check edileblir :P

kedi oyun pisti için site:
http://www.tchibo.com.tr/oyun-pisti-p400034644.html

bunlar da diğer kedi-köpek ürünler:
http://www.tchibo.com.tr/oyun-pisti-p400034644.html


17 Temmuz 2014 Perşembe

Filtre kahve tadında instant kahve.ciler

tabiki fltre kahve severiz :) olmadı, zincirleme kahvecilerden kahve severiz, çünkü senelerdir kahve kahve diye içtiğimiz hazır kahve aslında kahve değildir de onu anlamışızdır :)

hazır kahve, veya instant coffeee dediğimiz türevlerin başında nescafe gelse de, bunun jacops'u var, migros kahve bile var hatta bi ara havaalanından alınma davidoff kahve bile içtim..

peki filtre kahve'nin hazırı olmaz mı? olur ablam olur :) öncelikle starbucks'ın piyasaya sundugu instant coffee'lerinden bahsedicem.. harika! bir kutuda ayrı ayrı 20 tekli paket var.. hakkaten, filtre kahve tadı var, ve de çeşitleri bile var.. ben italian denedim, hoşluklu :) ... amaaaaaa tahmin edersiniz ki biraz pahalı :/


Bi de, televizyon reklamları arasından seçilen JACOPS'un kahvesi var.. MILLICANO.. gayet başarılı, real'de gezinirken bir deneyeyim diye aldım, beğendik :) hazır kahveden biraz daha fazla koymanız gerekiyor bardağınıza ama, hakkaten içimi yumuşak, çok derinlikli olmayan bir kahve :)









































diyeceğim o'dur ki, tavsiye ederim, deneyiniz :) ha bu arada elimde görmüş olduğunuz paket 11 lira civarı, starbucks'tan daha ucuz, ama yine de pahalı biraz evet :)

Şimdi bu tarz filtre kahve tadında instant kahve modası daha da yayılır, kesin NESCAFE bişiler yapar diye bekliyorum.. sonra Migros Kahve gelir, sonra da BİM! :):):)

16 Temmuz 2014 Çarşamba

gezi.nti güncesinden unutmayalım notları

ingiltere'de yaşıyan ve okumaya devam eden bir arkadaşım var, arada haberleşiyoruz.. 6 senelik bunlım ortaklarımdan, neyse o konu başka :)

bir documentary gibi birşey hazırlıyormuş; bende ve bazı arkadaşlarımdan Türkiye'deki durumları yorumlamamızı istedi.. evet evet, şimdi biraz önce facebooktan konuştuk, demeye kalmadan çıt çıt çıt yazmaya başladım FB mesaj'dan.. dolmuşum herhalde :) dedim ki, bundan post olur, ben blog yazayim:)

gezi, direniş, direnti, ethem, berkin...

diye diye, bir sene oldu, geçti.. düşünüyorum, ne durumdayız diye.. aslında bi yenilgili kabullenilmişliğin yanısıra, direniş'liliğin gururu da var.. şu an, biraz daha farklı bir aşamadayız herhalde, umurluluk haliyle beraber yerini mizaha da bırakan, sembolik kelimelerin kullanıldığı garip bi durağanlık  var.. en azından bende.. içimde umut yok. evet, bu konuda netim, umut yok. ama şunu söyleyebilirim, hiçsizlik içerisinde bi umutsuzluk değil bu, elimde kendi düşüncelerim, fikirlerim, karşılıklarım var.

gezi bize ne yaptı? gezi bize karşıt düşüncelere sahip olabileceğimizi ve bunları rahatça (belki çok rahat değil ama) söyleyebilmeyi verdi. direnişi, direntili bulantıları ve sonunda "evet abi, söyledim işte!"yi  verdi.. bir şeyi onaylamıyorsan, herkez mutlu etmek, suya sabuna dokunmamak adına susmayı bıraktırdı gezi bize? yine söyle ne diyeceksen de, bu seni düşman yapmaz ki!

bi şunu anlayamadık zaten, birbirimizin düşüncelerine saygı duymayı anlayamadık gitti.. ben karşımdaki düşünceye de saygı duyarım! taaaa ki bana dokununcaya dek! diye diye aşılamayan bir konu :)

bu ayrı bir konu.. gezi'nin devamında nerdeyiz peki? öncelikle, yaşananları, yaşanılanları unutturmamaya ve daha çok UNUTMAMAYA çalışıyoruz gibi.. sosyal medyada sürekli hatırlatılan bazı notlar sıkıntı vermiyor.. bu unutmayalım notları, insanların kendi kendilerine takvimlerine ayarladıkları alarmlar gibi.. ya da post it'ler gibi...

çok mu yazdım? yoooo? :)
kahve alayim..

15 Temmuz 2014 Salı

one a day video - alice russell

salıdan gelen pazartesi parçası olsun, kendinden emin, dediğim dedik, oldu oldu diyerekten..

12 Temmuz 2014 Cumartesi

australia upsidedown world map

bir proje için australia araştırması yapıyodum, ve bugün öğrendim ki, dünya haritasına orda farklı bakıyorlarmış :) ters-düz edilmiş dünya :P

dünyanın australia'lılar tarafından görüntüsü:


bu da, hatırlatmak amacıyla bizim bildiğimiz dünya :)

World Map

10 Temmuz 2014 Perşembe

im juli /temmuzdalık


http://photos-d.ak.instagram.com/hphotos-ak-xfp1/10471830_1489378914632219_544281442_n.jpg

> dün evdeydim, o bu şu derken evden sıkıldım yahu.. yok, yok bana 2 hafta yetiyor.. yaydıkça yayıyorum ve sıkılmaya başlıyorum :) bugün öğlen fırat engin'le sözeri yaptık; n'aaptın ne'ttin diye konuşurken aeaeaeaeaaaa ne kadar proje/plan olmuşu farkettim.. hem :) hem :/

> kitschen'lar, koskos'lar, hub'lar, cer'ler... sergiler, tasarımlar, etkinlik organizasyonları da, project'ler mapping'ler :) onu ara, bunu söyle, sonra da şu seni arasın da bunları söylesin :) yine fall dönemini ve/veya spring dönemini doldurmakla meşgulüm temmuz'da!



> ve/veya kullanmasını pek seviyorum bu aralar.. hep severdim, şimdi kabullendim.. ılımlı geliyor.. olmasa da olur der gibi geliyor..

8 Temmuz 2014 Salı

biraz daha atina olsun...

sokak olsun, inspirasyonel olsun da gelsin...

naçizane wheatpaste..




atina'ya gidiyorum, naapıcam, ne gezicem diyenlere gelsin :) sütınları gezip bitirince, illaki yapılacak, duvar kollayın derim :) bir önceki post da burada

6 Temmuz 2014 Pazar

pride'in istanbul 2014

2014 ISTANBUL PRIDE from FiratGURGEN on Vimeo.

atina'dan alışılagelmemiş sokak gezinti sıçrakları*

*dikkat uzunn uzadıya foto yerleştirme bulunan yazıdır.

yahu, bayaaa oldu ben atina'ya gideli de döneli.. inanmassınız fotografları yeni aktardım :) oturup da size, baştan sona atina'yı ve yüksek yüksek tepelerdeki sütunları yazmayacağım tabiki :) zaten atina gezmesi yapacaksan, HER YER SÜTUN! bunu bil, özümse, sindir, geç :)

başlayalım bakalım kronolojjikasyondan;


yunan alfabesine alışmak başta zor ama sonra okumaya çalışmadan, sadece imgesel alıveriyosun :) daha önce de bahsetmiştim, en büyük sıkıntı elindeki harita ve sokak tabelalarının uyuşuklaşmazlığı :!


hadi devam edelim :)


bunu koymassam olmaz :) Parthenon'a çıktınız, yüce duygularla dolup taştınız; tanrılar tanrıçalar, vay!bea! boşuna değil ben de olsam, ben de tapardım'lar falan.. sona tozlu bir kedi ya da, bunun gibi şımarık bir güvercinle zamana dönüveriyosunuz :) bu arada hiiiiç bekleme, parthenondan foto falan koymucam :)


"the wife" ve sağdaki fotoda "MAKE TEA, NOT WAR" biraz daha incelerseniz, sol altta da "İf you like the walls, buy Tom a beer!" yazıyor :)


sokak arasında bu tarz uygulamalar görmek mümkün :) ufancıcık bir kilise, yıkamamışlar, ya da yıkmamışlar ama üstüne binayı da koymuşlar :)

birçok avrupa ülkesinde vardır herhalde, ama ben ilk defa gördüm.. SCOOTERISE üç tekerlekli scootercılık :) kiralayıp gezebiliyorsun felan felan ...








evet gelelim biralara, bi A amblemli adını okuyamadığım bira var, sanırım efes gibi bişi orda, bi de Mythos var, güzel Heineken'a benziyor tadı accık.. ya da bana öle geldi tasarımdan :) bişi... en sevdiğim nokta ise, bira istiyorsun su bardağı getiriyorlar! :) zaten pek özenirim, keyifli saçmalıklardan biri işte ...


bi de diyeceğim odur ki, mezarlığı gezmeden asla! muhteşem bi mezarlık, tabiki bizim kültürümüzde olmayan bir düzenleme, ağıt modeli.. ama çok enteresan, mümkünse pazar gidilmeli, çünkü mezarlık yaşıyor resmen, üstlerini cicli bicili giyinip, gayet şık bir şekilde, büyük şapkalar takmış kadınlar falan dolanıyor etrafta.. enteresan bir mekan..




elbetteki direngezi ve bugazbirharikadostum sticker'larımla ordaydım, bulayabildiğim kadar buladım :) şimdilik bu kadar diyelim.. çok fazla duvar, graffiti, streetart fotoları var elimde, bir dahaki post'a kalsın artıkın :)

yunanistan- atina gezmesinden kalma, turistik olmayan fotolar serisini izlediniz.. o zaman özlü bir sözle bitirelim.. gezmek güzel bişiiii, bişii bişiiii (olmadı, yazamadım :P)