"Gençlik festivallerine alkol firmaları sponsor olamayacak. Efes Pilsen Blues Festivali gençlere yönelik olduğu için Efes Pilsen sponsorluğunda yapılamayacak. Rock’n Coke’un yapılmasında da ve içeride içki satılmasında bir sakınca yok. Ancak gençlere yönelik bu festivale alkollü içki firması sponsor olamayacak. "
demiş burda
ee, o zaman benm açımdan problem yok :) ben giderim sürünerekten rockncoke'a :)
21 Mayıs 2011 Cumartesi
incecik balkondemirleri
mylo'nun mutfaktan koşarak balkon demirlerine zıplayıp, accık bir süre denge bulma çalışmasından sonra dikelip o incecik demirlerin üstünde yürümeye başlaması bende anxiyete bozukluğu başlangıcı yaratıyor!!! bakamıyorum bile, günün belirli aralıklarında evin içinde "MMMAYLOOOOO" şeklinde bağrınıyorum, gelirse problem yok; ama gelmezse ben direk balkona koşup aşağılara bakıyorum: "mylooo oğğlum?" die mahallede bağrınan bi tip oluyorum kesin düştü diye düşünerek.... gerginim a dostlar :)
ps: daha düşmedi..düşünce haber yapıcam, söz
:S
ps: daha düşmedi..düşünce haber yapıcam, söz
:S
9 Mayıs 2011 Pazartesi
7 Mayıs 2011 Cumartesi
4 Mayıs 2011 Çarşamba
devlet beni benim yerime, benden koruyacakmış!!!
dün oturdum, aldığım haberlerle şok(e) olup kalakaldım, mala bağladım, gözlerim doldu... evet, evet, konu 22ağustos/22agustos... önce bir isyan ve öfke dalgası, sonra "ekin ne diye, nereye, kime söyleniyorsun..." dedim kendi kendime.. (işte bu kısım mala bağlama kısmı).. sonra, umutsuzluk kelimesinin anlamını üretircesine gözlerim doldu. neler oluyo ülkemde yaa.. yarın ne olcak, gelecek ay ne çıkacak, seneye nelere söylenilenecek..
en ağırıma giden konu da, devletin beni aptal yerine koyması, ama öle böle bi aptal değil yani. süzmesinden.. benim kendime ait aklım yokmuş da, kendi hareket ve düşüncelerimi bilemiyormuşum vede kontrol edemiyormuşum ya, hani ben ne kendini bilmez bi salakmışım ya..
devlet beni benim yerime, benden koruyacakmış!!!
yok artık, elime silah vermeyi biliyorsun ama?? nedir abi bu muamele? nedir bu muhabbet? nedir bu muhasebe? vede nedir bu münasebet???
bakınız, sene olmuş 2011, bu saatten sonra ortaçağa dönmenin lüzumu yok.. inanmayı seçtiğiniz inanç ilkelerinde bu yok!!insanı sev var! 'insanın aklı var' var! insanları sev ki sevil var!! (neyse konu başka bir yere gidemeden bu paragrafı kapayayim ben:))
Bu yazdıklarım öfke veya isyan değil.. bu yazdıklarım belki biri okur da, "aa evet lan, konu porno değil, benim ifade etme veya alma özgürlüğüm.. hmmmmm.. burda yanlış birşeyler var yaaa" der. ben bilmesem de bir kişi, aklını kullanmayı göze alır!!!
birazcık, çok azcık zeka sevgili insanlar...
....
en ağırıma giden konu da, devletin beni aptal yerine koyması, ama öle böle bi aptal değil yani. süzmesinden.. benim kendime ait aklım yokmuş da, kendi hareket ve düşüncelerimi bilemiyormuşum vede kontrol edemiyormuşum ya, hani ben ne kendini bilmez bi salakmışım ya..
devlet beni benim yerime, benden koruyacakmış!!!
yok artık, elime silah vermeyi biliyorsun ama?? nedir abi bu muamele? nedir bu muhabbet? nedir bu muhasebe? vede nedir bu münasebet???
bakınız, sene olmuş 2011, bu saatten sonra ortaçağa dönmenin lüzumu yok.. inanmayı seçtiğiniz inanç ilkelerinde bu yok!!insanı sev var! 'insanın aklı var' var! insanları sev ki sevil var!! (neyse konu başka bir yere gidemeden bu paragrafı kapayayim ben:))
Bu yazdıklarım öfke veya isyan değil.. bu yazdıklarım belki biri okur da, "aa evet lan, konu porno değil, benim ifade etme veya alma özgürlüğüm.. hmmmmm.. burda yanlış birşeyler var yaaa" der. ben bilmesem de bir kişi, aklını kullanmayı göze alır!!!
birazcık, çok azcık zeka sevgili insanlar...
....
28 Nisan 2011 Perşembe
it's so fluuuufffy!!
despickle me adlı film-animasyondan.... agnes :) o unicornu eline alınca, "it's so fluffy!! /YUMUŞACIIIIIK" die çıldırıyor :):):):):) gülmekten öleceğim sahnedir.. bazı arkadaşlara anlatıp anlatıp, anlatamadığım sahne bu işte..
seza'ya özel not: sezacım işte kedi veya köpek yavrularından bahsederken gözlerinde bu hareketin ışıltısını görüorum! :)
bu arada film de gayet başarılı, bir de türkçe dublajı feciii başarılı.. hiç inglizce izlicem die Türkçesini hafife almayın derim :)
ekinklch'den son zamanlarda..
1- AYÇA GELİOOO!!! valla cumartesi burda :) oh!bea! sonunda :)
2- doğumgünüm süper geçti!!! gelen herkeze (ve de arayanlara da tabi) çooook teşekkürler!! süper düper fantastico bir doğumgünüydü:) çok eylendim hatırladığım kadarıyla, hatırlayamadığım kısımlarda da eğlendiğimi düşünüyorum :) veee biras fotolayalım :) bisürüsüne foto var diğerlerini facebook(3) vede enspirasyonalite blogunda paylaşacağım sefkili arkadaşlarım... gel(e)meyenler de çatlasın, oooh!! :P
3- facebbok konusuna gelince, evet açtım sonunda, ama yanlış anlaşılma olmasın 3 haftada bir falan giriyorum.. yani iletişim baaabında bana ordan ulaşmaya çalışmayın, çünkü görmüyooorum :( yaani, burası var, sona hiç olmadı mail adresim de sağtarafta yazıor.. bu konuyu da daha fazla uzatmadan fotolara geçelim :)
bloglar da acilmiiiiis
bloglar da açilmiş :) ben azar azar postliyayim artik.. ewe gidince, fotolarimi da atnca bilg.a oooogh :) >> duvar boyamaca başladi ama yavaş yavaş :~~
13 Nisan 2011 Çarşamba
this not an art vede ucube'lik durumu
ucube meselesi bu senenin en çok konuşulan ya da konuşulması gerekeni.. bu konuya çok girmeyeceğim; ucube adı altında bir sergi düzenlendi eskişehirde, ben de çalışmamı gönderdim, sergilendi. gizem'cimin ve elif songür'ün de katıldığı sergi açılışına gidemedim maalesef, ama gelen fotoları burdan yayınıyorum. fotolar için gizem'cime teşekkürler :)

^ ben faklı bir biçimde sergilenmesini istemiştim; ancak orada olmayınca... ya da, en uygun sergileme biçimi seçilmiştir belki de bilemiorum....neyse :)
12 Nisan 2011 Salı
ikea ankara açılış ertelendi!
ikea ankara mağazası açılışı 16 hazirandı ; 25 hazirana ertelendiiiiii!!! duyduk duymadık demeyin efenim! lütfen!
göz enfiyonisti ekin... :')
geçen hafta, salı akşamı itibariyle gözümün şişmesiyle başlayan göz enfiyonisti maceram, dün itibariyle biraz yoluna girdi.. ne sıkıldım, ne sıkıldım anlatamam... çarşamba sabahı kalktığımda sağ gözüm bildiğiniz kapanmıştı!! bayaaa sabah sabah uyku mahmurluğu da eklenince 'kör olduuuuum' diye panikledim... göz vede dolayısıyla yüzüm de şişik falan, beytepe ardından hacettepe göz acil, eczane ilaç milaç derken ancak perşembe bir göz doktoruna muayene anlamında gittim. göz hafiften açılmış ama hala şiş tabe.............. (anlatırken bile gözüm yaşarıoooo) cahide isimli doktor hanım gayet cana yakın, tatlıcana ilgilendi benlen... göz bebeimde yuvarlak şekilli bir yara ve etrafında enfeksiyon sonucunda gözümü bandajla kapattık............ neyse bu sıkıcı konuyu daha fazla uzatmayayim; dün bandajım alındı, şu an en azından iki gözümle lenssiz/gözlüklü ekin olarak sahalara döndüm :) benimle ilgilenen herkeze yakiiinen teşekkür etmek de bugüne kaldı :)
en kötü resimleri yayınlamiiicim tabi :) yaklaşık 5 gündür eve tıkılmış durumdaym biraz sıkıldım tabi :) bu durumdan en memnun kişi elbetki mylo!! bu sabah evden çıkarken bana "yaaaaaa hadiii, oyun oynuoduk ne güseeel, nereye gidiosuuun???" şeklinde bakaraktan meowluyodu :)
bir gözümün bir süreliğine de iptal olması halinde yaşanan fiziksel aksaklıklara gelelim; bayaa enteresan bi deneyimdi..
1- sağ gözünüz iptal/erteli ise, sefkilinizin sağ tarafına oturmalısınız.. hem sol tarafınızda kalacağı için çeşitli hayvan modelleri gibi kafanızı tümden çevirmenize gerek olmadan ona bakabiliyor ve iletişime geçebiliyorsunuz; hem de sizin sürahi hanım kılıklı, sünepe görüntünüzü geçici de olsa ondan sakladığınızı zannedim biraz daha normal davranabiliyorsunuz :)
2- dokunmatik ekranlı bir telefonda tek elle mesaj yazıyorsanız bütün tuşlar birbirine giriyor; örneğin i harfi yerine sürekli o harfine basıp "yaaaaagh ffffffff bassana beaaa!" gibi tepkiler verip, sonradan olaya idrak edip alışıp, hafif sola çeker bir hareketle harflere basıyorsunuz uyarayim :)
3- ön-arka idrakı pek kalmıyor; meselaaaa araba park meselesi, ne kadar gittim, daha yer var mı falan gibi kaoslara giriyorsunuz --- tavsiyem arabayı olduğu yere bırakın, ben ööle yaptım- ; başkkaaa, bir başka örnek herzamanki yerinde duran salon sehpasının üzerine kenarına bardak bırakmadan önce bi durun!! acaba sehba milimetrik de olsa hakkaten düşündüğünüz yerde mi?? ben söööliyim, hayır değil.. otomat davranış olduğunu düşündüğünüz bir çok harekette halaaa iki göze ihtiyacınız vaaar!!
4- evinize gireceksiniz, anahtarlarınızı çıkardınız ve anahtar deliğine yöneldiniz... zaten normal şartlarda da ilk seferde tutturmakta zorlanıyorsanız, bi de tek gözle deneyin :) "enem! doğru yere sokuyorum yaaa, girsene!!?!!?!" diye bir panik-krizi yaşanabilir :)
5- göz bandajınızın üstüne taktığınız gözlüğünüz, ne yaparsanız yapın, çirkin görünecektir; hiç başka aksiyon denemeyin... bide, bu sebeple arasıra çıkardığınız 4 numara miyap gözlüğünüzü nereye koyduğunuzu da unutmayın... sonra bulmak fecii kabus oluyo..
gibi enstanteneler yaşadım.... ama en zoru, buzellerin aşağıdan zile basması ve benim kapıyı açarak merdivenlerden yukarı çıkışını izlememdi. halime bak; bi gözü bandajlı, üstüne sürahi hanım gözlüğü, üstümde sünepe bi pijama (çünkü baymışım hayattan :)), saçlar acemice kafaya taç şeklinde bağlanmış bir fuların da kurtaramadığı bir biçimde rezalet..... çok zordu çoooook! zaten ilk bandajlandım, ilk düşünce "bebeim beni bu şekilde görmemeli :S bu görüntü hiç bir zaman aklında kalmamalı!!"ilk geldi eve buzeller, ben tabi huzursuz, çekiniyorum falan (niyeyse??---hasta psikolojisi işte herhalde) sona zaman geçtikçe geçti :) ne garip düşüncelere, çekincelere giriyoruz bazen yaaa :) neyse, yine çooook uzattım, burda sonlandırıyoorum...
öğleden sona sınav var :) soruları print etmeliyim falan bişiler :)
en kötü resimleri yayınlamiiicim tabi :) yaklaşık 5 gündür eve tıkılmış durumdaym biraz sıkıldım tabi :) bu durumdan en memnun kişi elbetki mylo!! bu sabah evden çıkarken bana "yaaaaaa hadiii, oyun oynuoduk ne güseeel, nereye gidiosuuun???" şeklinde bakaraktan meowluyodu :)
bir gözümün bir süreliğine de iptal olması halinde yaşanan fiziksel aksaklıklara gelelim; bayaa enteresan bi deneyimdi..
1- sağ gözünüz iptal/erteli ise, sefkilinizin sağ tarafına oturmalısınız.. hem sol tarafınızda kalacağı için çeşitli hayvan modelleri gibi kafanızı tümden çevirmenize gerek olmadan ona bakabiliyor ve iletişime geçebiliyorsunuz; hem de sizin sürahi hanım kılıklı, sünepe görüntünüzü geçici de olsa ondan sakladığınızı zannedim biraz daha normal davranabiliyorsunuz :)
2- dokunmatik ekranlı bir telefonda tek elle mesaj yazıyorsanız bütün tuşlar birbirine giriyor; örneğin i harfi yerine sürekli o harfine basıp "yaaaaagh ffffffff bassana beaaa!" gibi tepkiler verip, sonradan olaya idrak edip alışıp, hafif sola çeker bir hareketle harflere basıyorsunuz uyarayim :)
3- ön-arka idrakı pek kalmıyor; meselaaaa araba park meselesi, ne kadar gittim, daha yer var mı falan gibi kaoslara giriyorsunuz --- tavsiyem arabayı olduğu yere bırakın, ben ööle yaptım- ; başkkaaa, bir başka örnek herzamanki yerinde duran salon sehpasının üzerine kenarına bardak bırakmadan önce bi durun!! acaba sehba milimetrik de olsa hakkaten düşündüğünüz yerde mi?? ben söööliyim, hayır değil.. otomat davranış olduğunu düşündüğünüz bir çok harekette halaaa iki göze ihtiyacınız vaaar!!
4- evinize gireceksiniz, anahtarlarınızı çıkardınız ve anahtar deliğine yöneldiniz... zaten normal şartlarda da ilk seferde tutturmakta zorlanıyorsanız, bi de tek gözle deneyin :) "enem! doğru yere sokuyorum yaaa, girsene!!?!!?!" diye bir panik-krizi yaşanabilir :)
5- göz bandajınızın üstüne taktığınız gözlüğünüz, ne yaparsanız yapın, çirkin görünecektir; hiç başka aksiyon denemeyin... bide, bu sebeple arasıra çıkardığınız 4 numara miyap gözlüğünüzü nereye koyduğunuzu da unutmayın... sonra bulmak fecii kabus oluyo..
gibi enstanteneler yaşadım.... ama en zoru, buzellerin aşağıdan zile basması ve benim kapıyı açarak merdivenlerden yukarı çıkışını izlememdi. halime bak; bi gözü bandajlı, üstüne sürahi hanım gözlüğü, üstümde sünepe bi pijama (çünkü baymışım hayattan :)), saçlar acemice kafaya taç şeklinde bağlanmış bir fuların da kurtaramadığı bir biçimde rezalet..... çok zordu çoooook! zaten ilk bandajlandım, ilk düşünce "bebeim beni bu şekilde görmemeli :S bu görüntü hiç bir zaman aklında kalmamalı!!"ilk geldi eve buzeller, ben tabi huzursuz, çekiniyorum falan (niyeyse??---hasta psikolojisi işte herhalde) sona zaman geçtikçe geçti :) ne garip düşüncelere, çekincelere giriyoruz bazen yaaa :) neyse, yine çooook uzattım, burda sonlandırıyoorum...
öğleden sona sınav var :) soruları print etmeliyim falan bişiler :)
2 Nisan 2011 Cumartesi
kıbrıs yolculuku /// cumartesinden..
herşey çok güsel ama internet yok :( o yüzdendir ki, ne telefonu kullanabiliyorum (acaip fazla tutuyor) ne de bağlanabiliyorum. şu an bölümde birinin bilgisayarından en azından bi bilgilendirme yapayim manasına...
workshop bugün başladı, yarın da bitiyor. canavar gibi çocuklar var :) hepsi pek bi ilgili falan.. umuyorum çok eylenceli ve zekice işler çıkıcak. buradan yayınlarım ben de :) bunun dışında, hava bir bozdu anlatamam; rüzgar esio deli gibi, yağmur serpiştiriyor falan fırtına var adeta :) ben geldim hava soğudu valla, bana ankaranın havasını getirdiniz diolar :)
başkaaaaa, gökhan hocaya tekrar buradan teşekkürler:) havaalanından alındım, misafirane pek güzel (internet hariç) ve de dün akşam güzel bi de yemek yedim :) öğrenciler de pırlanta, bi daha gelmek istiyorum gökhan hocaaam :)
------------------------------------------------------------------------------------
buzelleri de özlediiiim tabe, ne bilim böle uzaktan telefonla falan :) keşke sen de burda olsaydın bitanesii...
--------------------------------------------------------------------------------------
eve dönünce, fotoğraflarla beraber bi güzel yazıp anlatırım herşeyi artık :) görüşürüs....
workshop bugün başladı, yarın da bitiyor. canavar gibi çocuklar var :) hepsi pek bi ilgili falan.. umuyorum çok eylenceli ve zekice işler çıkıcak. buradan yayınlarım ben de :) bunun dışında, hava bir bozdu anlatamam; rüzgar esio deli gibi, yağmur serpiştiriyor falan fırtına var adeta :) ben geldim hava soğudu valla, bana ankaranın havasını getirdiniz diolar :)
başkaaaaa, gökhan hocaya tekrar buradan teşekkürler:) havaalanından alındım, misafirane pek güzel (internet hariç) ve de dün akşam güzel bi de yemek yedim :) öğrenciler de pırlanta, bi daha gelmek istiyorum gökhan hocaaam :)
------------------------------------------------------------------------------------
buzelleri de özlediiiim tabe, ne bilim böle uzaktan telefonla falan :) keşke sen de burda olsaydın bitanesii...
--------------------------------------------------------------------------------------
eve dönünce, fotoğraflarla beraber bi güzel yazıp anlatırım herşeyi artık :) görüşürüs....
28 Mart 2011 Pazartesi
ikea ankara şehir efsanesi ve gerçekler
görüntü: IKEA. Your home's everything. http://guneysoykan.blogspot.com/2011/02/ikea-evinizin-her-seyi.html
ankarada ikea açılacak die süregelen şehir efsanesi dolanıp durur yıllardır. yeni ev açanlar, eve çıkmak isteyenlerin dilindedir, ve de tam bir teyit alınamazdır. dı. yaklaşık 2-3 haftadır televizyonda dönen ikea apotlarında, reklamın sonunda altta incecik okunmaz bir yazıyla "haziranda ankara" yazar.. ama anlamam neden dana gibi yazılmaz, bağırılmaz "İKEA ANKARADA ULAN!!" die :) geçen hafta, soulproject ile ifdeyken, buzellerin eeeeski mahalle arkadaşıyla tanıştım, ve bilin bakalım nerde çalışıyor?? :) evet, ike ankarada, mağaza görsel sorumlusu (tam titrini şuan hatırlamıorum:)) bayaaa konuştuk ve evet buradan da ilan ediyorum İKEA 16 HAZİRAN'DA AÇILIYOR!!!
dedimki, neden reklama çıkmıyorsunuz, gizli saklı gibi; dediki seçim kampanyaları falan billboardlar doluymuş ileriki vakitlerde falan... bilmiorum bence en azından televizyon reklamlarında incecik, küçücük yazılacağına, "ikea ankarada" temalı spotlar çıkabilir.. bilmiyorum, ama 16sında (ki haftaiçi, perşembe) açılıştayız mı ki?? aşağıda ankara ikeanın haritası da var ilgilenenlere..
Düzeltme: aldığım bir habere göre(ki yorumlarda var) açılış 25 hazirana ertelnmiiiş!!!
23 Mart 2011 Çarşamba
çarşamba.telefon.storyboard.u
hemen yazayim, osman bey'e teşekkürler; telefonu aldm :) akşam tren garı durağına gittim, tam da tren gelmiş falan, bi milyon tane taxi!!! mannyak gibi plakalara bakıorum falan.. acaipti! :) neyse sonuç itibariylen, telefonu aldm ve de herşey şuanda yolunda :)
bugün video dersine ödev yapmam gerekiodu :S ama yapa-ma-dııııım :) bayaaa öğrenci gibi proje yapıorum murat çokalın sorumluluğundaki derste, çok keyifli gidio ders keşke haftada iki gün olsaydı.. neyse, öğrenci tribine girip dün 'aaaayyyyyy storybordları bitirmedim!' die bi panikledim falan. kendikendime şöle bi çözüm buldum :P: sabah diğer öğrencilere bakılırken, bende hemen çiziktiriveririm :P olur mu acaba?
neysem, herkese iii çarşambalar ve de akşam da if'deyiz elbetteki soul project ile..
bugün video dersine ödev yapmam gerekiodu :S ama yapa-ma-dııııım :) bayaaa öğrenci gibi proje yapıorum murat çokalın sorumluluğundaki derste, çok keyifli gidio ders keşke haftada iki gün olsaydı.. neyse, öğrenci tribine girip dün 'aaaayyyyyy storybordları bitirmedim!' die bi panikledim falan. kendikendime şöle bi çözüm buldum :P: sabah diğer öğrencilere bakılırken, bende hemen çiziktiriveririm :P olur mu acaba?
neysem, herkese iii çarşambalar ve de akşam da if'deyiz elbetteki soul project ile..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





