10 Eylül 2013 Salı
4 Eylül 2013 Çarşamba
one a day book: iki tane güzel kitap aldım bugün:
1. AFİŞE ÇIKMAK 1963-1980 Solun Görsel Serüveni / Yılmaz Aysan, İletişim Yayınları
2.Devrim Taksime Göz Kırptı / Mehmet Deniz Bölükbaşı Editörlüğünde, Kaldıraç Yayınları
Geziyle ilgili basılı döküman ararken bulduğum devrim taksime göz kırptı adlı kitap, güzel bir günce veriyor. Tabiki daha hooop okuyup bitiremedim ancak metinsel ve görsel anlamda kaynakça olmuş gibi görünüyor. Belirtmem gerekir, grafik anlamda editorial design iyi, bakim kim yapmış? melih aytek yıldırım. temiz, rahat ve düzenli bir tasarım olmuş... kitap tasarımı dediğin de böle bişey işte :)
diğer kitap, Afişe Çıkmak (yine detaylı okuyamasam da) acaip bir arşivlenceli! içerisinde milyon tane afiş dergi-kitap kapağı ve bilimum görsel var. bütün bu sol düşünce ve devrimsel süreçlerde ortaya çıkarılmış görseller, atölyeler ve sanatçılar hakkında metinlerle dolu..... mutlaka edinilmeli.. şimdilik gözüme çarpan tek şey, bazı görsellerin tasarım/üretim tarihleri maalesef verilmemiş.. benim gibi, bu kitaptan kaynakça çıkaracak akademikli insanlar için bir guble sıkıntı verebilir.. ama hiç önemli değil, bayıldım kitaba!!
2.Devrim Taksime Göz Kırptı / Mehmet Deniz Bölükbaşı Editörlüğünde, Kaldıraç Yayınları
Geziyle ilgili basılı döküman ararken bulduğum devrim taksime göz kırptı adlı kitap, güzel bir günce veriyor. Tabiki daha hooop okuyup bitiremedim ancak metinsel ve görsel anlamda kaynakça olmuş gibi görünüyor. Belirtmem gerekir, grafik anlamda editorial design iyi, bakim kim yapmış? melih aytek yıldırım. temiz, rahat ve düzenli bir tasarım olmuş... kitap tasarımı dediğin de böle bişey işte :)
diğer kitap, Afişe Çıkmak (yine detaylı okuyamasam da) acaip bir arşivlenceli! içerisinde milyon tane afiş dergi-kitap kapağı ve bilimum görsel var. bütün bu sol düşünce ve devrimsel süreçlerde ortaya çıkarılmış görseller, atölyeler ve sanatçılar hakkında metinlerle dolu..... mutlaka edinilmeli.. şimdilik gözüme çarpan tek şey, bazı görsellerin tasarım/üretim tarihleri maalesef verilmemiş.. benim gibi, bu kitaptan kaynakça çıkaracak akademikli insanlar için bir guble sıkıntı verebilir.. ama hiç önemli değil, bayıldım kitaba!!
29 Ağustos 2013 Perşembe
ortalıklı, tanıdıklı, sandıklı
ortalık yerde, er-dem-lenmeli muhabbetlerden.. tanıdıklı, sanıdıklı
-sadidas (sadi) at deviantart...
19 Ağustos 2013 Pazartesi
one a day video /// vintage get lucky
alksfdkhjaskdiş
süper olmuş :) erkek vokali izleyin, ama sonuna kadar :)
süper olmuş :) erkek vokali izleyin, ama sonuna kadar :)
tatilceli
bir back to bussiness post'una daha hoşun gelindiniz :) döndüm. bofrum kadıkalesine yaptığımız eğlenceli, dinlenceli,içmeceli,muhabbetçeli, gülmeceli, denizceli, keyifceli, güneşlenmeceli, tekneceli, celi de celi zaman dilimini bitirdik.. ee, şimdilik bu kadar diyelim, en son nerde kalmıştık diyerekten önce bi maillerimize bakalım :)
1 Ağustos 2013 Perşembe
apple id disabled muhabbetine dair..
iphone apple id sorunu yaşıyorum! çıldırmak üzereyim.
"your apple id is disabled" mesajını gördüğünüz anda sıçtınız söyliyim. apple support ile yaptığım 20 küsür mail sonucunda bana verdikleri numaradan "call" yapmam istendi. tahmin edebileceğiniz gibi, türkiye'nin bir apple sorumlusu müdürlüğü olmadığı için, ingiltereyi aramanız lazım gerekiyor! ve bu kanuşma 15 dakikadan fazla sürüyor..
zorunda kaldım aradım; ancak tam bir looser ingiliz aksanıyla karşılaşıp kısmi anlaşma problemleri arasında birşeyler yaparken, adam bana sizi bekletcem azıcık, itunes ile görüşmem lazım dedi.. tamam dedim bekliyorum, arada telefnun üstündeki arama süresine gözüm takıldı 15 dakikayı geçmişti.. bende bilemedim, dayanamadım, ya da ne derseniz deyin kapattım telefonu! :( işim halloldu mu? hayır!
daha ne diyim!! buzeller internetten aradı biraz 1 saat konuşan, bir buçuk saat bekleyen varmış.. böyle bir gereksiz bürokratik saçmalama olamaz! detaylarına giremicem ancak yaşadığım sorun benden de kaynaklanmıyor.. çok canım sıkkın.. ne ipad ne iphone düzgün çalışmıyor artık. app'ler de kafayı yemeye başladı..
mesela, siz updateli gençler instagramda video neyim ergenliğinde coşuyorsunuz biliyorum, ama ben update yapamadığım için hiç bişey yapamıyırum, göremiyorum bilem :/
bir daha mail attım yaşadığım sıkıntıyı dile getirdim, hafif kriz eşiğinde.. skype yapalım die önerdim.. öle birşey de yok! amma apple'mışın yaaaa!!!
sıkıntılıyım ve sinirliyim.. şeytan diyo....
25 Temmuz 2013 Perşembe
bir safra.keseliler belgeselinden
safra kesesi problemi olanlar; safra kesesi ağrısı nasıl olur? ne yapsam geçer? ne yapmasam ne olur bilgisi için buyrunuz, son 10 günüm :)
zaten çamurlaşma, taş falan var idi, doktor da demiş idi, yakın bir zamanda aldır, problem yaşama diye.. malumunuz, geçen hafta akşam başlayan gecenin bir yarılarına kadar dinmeyen ağrılanma sonucunda acile gittim.. google'a safra yazsanız da çıkıyor, safra kesesi ağrısı mide ağrısıyla çok karıştırılan saçma bi sızı.. overload ağrı, sırta vurunca yaşanıyor... mesele safra kesenizin, depoladığı çeşitli sindirme çözeltisini safradan mideye akıtamayıp, midenin de çeşitli materyalleri sindirememesinden ve sürekli SAFRA daire başkanlığından çözelti talep etmesiyle ilgili bürokratik iletişim ve fonksiyon bozukluğundan kaynaklı bitmek bilmeyen sırta vuran bir ağrıdan bahsediyoruz.. meselenin kırıldığı nokta şu: ya safranız çamur dolu tam işlev gösteremiyor, ya taşlaşmış çözeltler yolu tıkıyor, ya (bende oldugu gibi) buleueueluueee iltahap olduğu için prosedür işlemiyor..
internette, ateş kusma gibi belirtiler için acil yazıyor, ama eğer bu sırta vuran ve hiçbirşekilde hafiflemeyen 4 saatlik ağrı da acillik bir durum; mesele şu, ağrı kesiciler de etki etmiyor.. sıcak su içmeler, ay bi rezene içiiim demeler falan bi b.ka yaramıyor :/ hemen en yakınlarınızı arayın ve sizi acile götürsünler..
acilde ne mi yapıyorlar; damar yolundan ağrı kesici serum elbette.. ama benim durumumda bu da işe yaramadı; bir adet buzkopan serum, bir adet novalgin serum banamısın demedi :/ sonra popodan bi iğne: ağrıyı 10 üzerinden 9'dan 3-4e indirdi de uyuyabildim...
sonrasında hemen bir amelliyat; kapattılar daire başkanlığını da safrayı görevden aldılar :) annem de oldugu için biliyorum, safra kesesi amelliyatı çok büyük bir operasyon değil (hasta açısından, sayın doktorlarımız yanlış anlamasınlar:) kapalı yapılıyor zaten; göbek çevresinden 3 delikle girip, hüüüüüsssp alıyorlar, amelliyat akşamı biraz rahatsızlık verici ondan sonra, inanılmaz ağrılar çekmeden bir haftada kendinize geliyorsunuz.. benim durumumda iltahap oldugu için, diren meselesi vardı: işte bu sıkıntı :/ düşünce itibariyle de sıkıntı, her türlü sıkıntı.. tabiki çok daha ağır şeyler yaşayan insanlar vardır, kolaylıklar dilerim.. ancak benim için sıkıntıydı :/
neyse, bir haftadır yat kalk, falan şu an iş başı bile yaptım :) bu arada safra kesesi amelliyatı sonrası yatmak çok da iyi bir tercih değil, olabildiğince paytak paytak yürümek lazım, var olan ağrı, şu an burada bahsetmekten haz almadığım, gaz meselesinden ileri geliyor.. :) detaylara girmicem.. şöyle söyleyebilirim: amelliyat oldugum gün bir gece yattım, ertesi gün çıktım, ve de sadece o gün ağrı kesici kullandım, onun dışında hiç kullanmadım.. inattan değil, valla kullanmadım :)
neyse çok bile yazdım bu sevimsiz konu üstüne :) şu an yeme alışkanlıklarıyla ilgili gündemdeyim aslında.. özellikle 2 ay, çok sıkı bir diyet uygulamanız gerekiyor.. artık safranız yok mideye yardımcı olabilecek depo anlamında; dolayısıyla alıştıra alıştıra mideye yardımcı olaraktan tasarruf yapmanız gerekiyor.. bu konuyla ilgili de "safra amelliyatı sonrası neler yiyebilirim" ya da safra kesesi amelliyatı sonrası diyet" başlıklı bir post'um daha olacak :)
şimdilik iş başı, çalışmaaaa :)
geçmiş olsun yazıcaklar için, şimdiden teşekkür ediyorum :)
buarada ben güven hastanesinde amelliyat oldum, gayet mutluyum :) ama teşekkürler acıbadem sigorta demeden alamıyorum kendimi :)
zaten çamurlaşma, taş falan var idi, doktor da demiş idi, yakın bir zamanda aldır, problem yaşama diye.. malumunuz, geçen hafta akşam başlayan gecenin bir yarılarına kadar dinmeyen ağrılanma sonucunda acile gittim.. google'a safra yazsanız da çıkıyor, safra kesesi ağrısı mide ağrısıyla çok karıştırılan saçma bi sızı.. overload ağrı, sırta vurunca yaşanıyor... mesele safra kesenizin, depoladığı çeşitli sindirme çözeltisini safradan mideye akıtamayıp, midenin de çeşitli materyalleri sindirememesinden ve sürekli SAFRA daire başkanlığından çözelti talep etmesiyle ilgili bürokratik iletişim ve fonksiyon bozukluğundan kaynaklı bitmek bilmeyen sırta vuran bir ağrıdan bahsediyoruz.. meselenin kırıldığı nokta şu: ya safranız çamur dolu tam işlev gösteremiyor, ya taşlaşmış çözeltler yolu tıkıyor, ya (bende oldugu gibi) buleueueluueee iltahap olduğu için prosedür işlemiyor..
internette, ateş kusma gibi belirtiler için acil yazıyor, ama eğer bu sırta vuran ve hiçbirşekilde hafiflemeyen 4 saatlik ağrı da acillik bir durum; mesele şu, ağrı kesiciler de etki etmiyor.. sıcak su içmeler, ay bi rezene içiiim demeler falan bi b.ka yaramıyor :/ hemen en yakınlarınızı arayın ve sizi acile götürsünler..
acilde ne mi yapıyorlar; damar yolundan ağrı kesici serum elbette.. ama benim durumumda bu da işe yaramadı; bir adet buzkopan serum, bir adet novalgin serum banamısın demedi :/ sonra popodan bi iğne: ağrıyı 10 üzerinden 9'dan 3-4e indirdi de uyuyabildim...
sonrasında hemen bir amelliyat; kapattılar daire başkanlığını da safrayı görevden aldılar :) annem de oldugu için biliyorum, safra kesesi amelliyatı çok büyük bir operasyon değil (hasta açısından, sayın doktorlarımız yanlış anlamasınlar:) kapalı yapılıyor zaten; göbek çevresinden 3 delikle girip, hüüüüüsssp alıyorlar, amelliyat akşamı biraz rahatsızlık verici ondan sonra, inanılmaz ağrılar çekmeden bir haftada kendinize geliyorsunuz.. benim durumumda iltahap oldugu için, diren meselesi vardı: işte bu sıkıntı :/ düşünce itibariyle de sıkıntı, her türlü sıkıntı.. tabiki çok daha ağır şeyler yaşayan insanlar vardır, kolaylıklar dilerim.. ancak benim için sıkıntıydı :/
neyse, bir haftadır yat kalk, falan şu an iş başı bile yaptım :) bu arada safra kesesi amelliyatı sonrası yatmak çok da iyi bir tercih değil, olabildiğince paytak paytak yürümek lazım, var olan ağrı, şu an burada bahsetmekten haz almadığım, gaz meselesinden ileri geliyor.. :) detaylara girmicem.. şöyle söyleyebilirim: amelliyat oldugum gün bir gece yattım, ertesi gün çıktım, ve de sadece o gün ağrı kesici kullandım, onun dışında hiç kullanmadım.. inattan değil, valla kullanmadım :)
neyse çok bile yazdım bu sevimsiz konu üstüne :) şu an yeme alışkanlıklarıyla ilgili gündemdeyim aslında.. özellikle 2 ay, çok sıkı bir diyet uygulamanız gerekiyor.. artık safranız yok mideye yardımcı olabilecek depo anlamında; dolayısıyla alıştıra alıştıra mideye yardımcı olaraktan tasarruf yapmanız gerekiyor.. bu konuyla ilgili de "safra amelliyatı sonrası neler yiyebilirim" ya da safra kesesi amelliyatı sonrası diyet" başlıklı bir post'um daha olacak :)
şimdilik iş başı, çalışmaaaa :)
geçmiş olsun yazıcaklar için, şimdiden teşekkür ediyorum :)
buarada ben güven hastanesinde amelliyat oldum, gayet mutluyum :) ama teşekkürler acıbadem sigorta demeden alamıyorum kendimi :)
12 Temmuz 2013 Cuma
one a day: illustration (s) mert tugen
facebook'ta tesadüfen buldum; çok keyifli alışmalar.. ve direngezi duyarlılıyla yapılmış çalışmalarını buraya post'lucam elbette.. ellerine sağlık mert..
"gezi olayları boyunca hayatını kaybedenlerle alakalı"
merttugen'in portfolyosuna bakınmak için:
11 Temmuz 2013 Perşembe
boşluk doldurmalı günlerden...
yapacak çok iş var dicem; ee okul da bitti ne işi yaaa demeyelim, saygıda kusur etmeyelim :) temmuzun da ortalarında, hiç bitmesin denen o tatil varı boşluk doldurmalı günlerden, den, den..
http://ekinklch.tumblr.com/
http://ekinklch.tumblr.com/
3 Temmuz 2013 Çarşamba
bi dur, bi dinle yahu /// one a day music video and more on gezi...
duydum ki forumlar, forum forummuş.. duydum ki, kendini bilenler konuşurlarmış.. bi de duydum ki, ben de konuşsam iyi olurmuş, böyle böyle umutsuzluğun önünde "orta vadeli" ışık süzmesi ilerletilirmiş..
Infinitive Loop - Same Shit,but different days from Ariana on Vimeo.
Sayim Baskan from Fanny Hagmeier on Vimeo.
Infinitive Loop - Same Shit,but different days from Ariana on Vimeo.
Sayim Baskan from Fanny Hagmeier on Vimeo.
27 Haziran 2013 Perşembe
yemekte, iki amerikalı kız karşıma oturdular..
- "merhaba, biz ankaraya geldik türk kültürünü incelemek için, sizinle sohbet edebilir miyiz?" diye..
tabi dedim, bende çene bol :) onu anlatıyorum, bunu anlatıyorum.. en çok din konusunda kalmak istediler; hele bide, "türkiye'de doğduğunuzda, ekstra bir durumunuz yoksa, doğar doğmaz nüfus cüzdanınıza islam yazıyorlar" diyince şaşırdılar..
bayaaa konuştuk, ya da konuştum demek lazım... bi ara iki ufacık gözün baygın bir şekilde baktığını görünce, dedim ki kendi kendime: "ekin, sus artık! yine kaptırdın yahu!" :)
gezi'den de bahsettim tabiki bahsetmem mi? özgürlük için dedim, yaşam hakkı dedim, yeşil dedim, demokrasi dedim.. dedim de dedim..
kalkarken, el sıkıştık :) teşekkür edildi karşılıklı... onlar farklı bir bakış açısı aldılar, ben de içimde kalanları dökme, 'burda bunlar da oluyor, bunlar da var, öteki möteki, yaşıyıp gidiyoruz' birikim cümlelerini kurma fırsatı buldum ya, ondan şeyyttttim..
26 Haziran 2013 Çarşamba
2013, bilkent grafik yetenek sınavı ve tarihi
yeap, sınav tarihimiz belli oldu.. bölüm sayfasından da ulaşılabilir.. bende buradan paylaşayim istedim.. hadi bakalım :)
İ.D. Bilkent Üniversitesi, GSTMF, Grafik Tasarım Bölümü Yetenek Sınavı
Detaylı bilgi için;
http://www.gra.bilkent.edu.tr/ tur/lisans_adm.html
++++
ps. bu arada önemli not; hacettepe ile sınav tarihleri çakışıyo gibi görünse de, hacettepe grafik yetenek sınavı nda birinci aşamayı geçemeyen öğrenciler bizim sınavımıza girebilir.. :)
24 Haziran 2013 Pazartesi
aile molası// sekiz euroooo, yaaani...on altıııııı.......yirmi tele !
olan-biten, hatta olmakta olan ve de bitmeyen olayların arasında 2-3 aydır fiziken görmediğim annem ve kızkardeşimin yanındaydım haftasonu.. izmir'e gittim :) aslında aklım ruhum hep direnlerde, içim vicdanlanarak ufacık bir ara verdim gezinticiliğime (!) özledim ama naapim? :) tabi cumartesi ulusal kanala kitlenip uyuyamamalar da var..
bu arada söyliyim direnizmir, zaten hep direnişteymiş? mavi şehirdeydim, yüksek volümler ve de sloganlar duymadım ama balkonlarda sallanan bayraklar mı dersin, deniz kenarında bulunun her çim alanda doğalından toplaşan insanlar mı dersin, o sıcakta güler yüzler mi dersin.. bir ankaralı olarak farklı bir algım olabilir, bilemicem :)
neyse dediğim gibi, bu post bir aile molası post'tur; iklim, annem ben süper harika bir haftasonu geçirdik.. iklim'in de dediği gibi, keşke daha uzun kalabilseydim.. hemideeeee sıcağa rağmen söylüyorum bunu.. önce şöle mezeli, kardesli, börülceli bi yemek; sonra iklim bizi, kuşadasında bir millipark anlayışına sevketti... deniz süperr temiz, serincemeli bir hava, ağaç diplerinden batık teknecik kompozisyonuyla sahnelenen günlübirlik bi sefa :)
en çok da muhabbeti özlemişim..
hmmmmmmmmmmm sekiz euroooo, yaaani...on altıııııı.......20! ve de daha bisürüsü :) fffff aklım orda tabi, özlemişim bayaaa :) en ksa zamanda bidaha... amaaaaa bu sefer kesin uçakla! :)
haaa, bi de o milli parkta domuz aileleri de vardı.. yok yok, bayaaa domuz bunlar.. yaban domuzları milletin arasında!! sanki hiç bir olağandışılık yokmuş gibi millet gayet rahat, yiyecek falan veriyolar, aralarda gezinen yavrulara şöle bi bakıp, denize giriyolar! :) ilk defa ufacık yaban domuzu yavrusu gördüm, çok yaklaşamadım ama pek şirindi.. bayaa odun parçasına 4 tane kısa parça daha eklemişsin ve bir birey olmuş :)))
hadi o zaman mücadeleye devam!!
bu arada söyliyim direnizmir, zaten hep direnişteymiş? mavi şehirdeydim, yüksek volümler ve de sloganlar duymadım ama balkonlarda sallanan bayraklar mı dersin, deniz kenarında bulunun her çim alanda doğalından toplaşan insanlar mı dersin, o sıcakta güler yüzler mi dersin.. bir ankaralı olarak farklı bir algım olabilir, bilemicem :)
neyse dediğim gibi, bu post bir aile molası post'tur; iklim, annem ben süper harika bir haftasonu geçirdik.. iklim'in de dediği gibi, keşke daha uzun kalabilseydim.. hemideeeee sıcağa rağmen söylüyorum bunu.. önce şöle mezeli, kardesli, börülceli bi yemek; sonra iklim bizi, kuşadasında bir millipark anlayışına sevketti... deniz süperr temiz, serincemeli bir hava, ağaç diplerinden batık teknecik kompozisyonuyla sahnelenen günlübirlik bi sefa :)
en çok da muhabbeti özlemişim..
hmmmmmmmmmmm sekiz euroooo, yaaani...on altıııııı.......20! ve de daha bisürüsü :) fffff aklım orda tabi, özlemişim bayaaa :) en ksa zamanda bidaha... amaaaaa bu sefer kesin uçakla! :)
haaa, bi de o milli parkta domuz aileleri de vardı.. yok yok, bayaaa domuz bunlar.. yaban domuzları milletin arasında!! sanki hiç bir olağandışılık yokmuş gibi millet gayet rahat, yiyecek falan veriyolar, aralarda gezinen yavrulara şöle bi bakıp, denize giriyolar! :) ilk defa ufacık yaban domuzu yavrusu gördüm, çok yaklaşamadım ama pek şirindi.. bayaa odun parçasına 4 tane kısa parça daha eklemişsin ve bir birey olmuş :)))
hadi o zaman mücadeleye devam!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










